4.10.1957 yılında Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde doğdu.
İlk ve orta öğrenimini Iğdır, Çıldır ve Aralık'ta tamamladı. On
çocuklu bir ailenin dördüncü ve ilk erkek çocuğu, 1973
yılında okumayı çok sevmesine ragmen babsının ölümü
nedeniyle okul hayatını noktaladı. Aynı yıl annesi ve
kardeşleriyle İstanbul Bakırköy'deki dayılarının yanına geldi.
Ablalardan ikisinin başka şehirde okumaları onun çocuk
yaşlarda ailenin yükünü omuzlarında taşımasına neden oldu.
Bakkallık, işportacılık ve yağlı boyacı olarak çalışmaya
başladı.
Resime ve edebiyata ilgisi çoktu. Resimde çok
yetenekliydi. 1983'de askere gitti. Dünyaca ünlü Türk
ressamı devlet sanatçısı Cemil KARABABA ile tanıştı ve
asistanlığını yaptı. Resim sevgisini perçimledi. Büyük zevk
alıyor ve sanata büyük ilgi duyuyordu.
Şiiri yıllar önce merhum ünlü şair Ümit Yaşar
OĞUZCAN'ın şiirleriyle kıvılcımlandı ve yine yıllar öncesi eline
geçirdiği 'Lanet Tarlası' adlı kitabın şairi Necla ÜNAL'ın
şiirleriyle ateşlendi. Şiir dünyası artık kaçınılmazdı. 1989
yılında hayranı olduğu Necla ÜNAL'la tanışma fırsatı buldu ve
Necla ÜNAL'ın düzenlemiş olduğu panellere düzenli olarak
katıldı. Şiirleri MİLLİYET, TAKVİM, TÜRKİYE, POSTA, AKŞAM,
GÖZCÜ, İMPARATOR gazetelerinde, ANASAM, ARABESK,
MEDYATÖR, Ana Kültür ve Sanat Dergisinde yayımlandı. Şimdi
İstanbul Bahçelievler'deki GÜL tuhafiye dükkanında şiirleriyle ve ziyaretçi dost şair arkadaşlarıyla zaman zaman buluşmanın mutluluğunu yaşıyor
Şair Akgüden,in medeni hali bekardır.
Gül Tuhafiye/0212-4426232
(Hazırlayan; Sefa ÜNAL / Kaynak; Ana Dergisi - Antoloji 2003/2)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Erhan Tığlı
-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarBen Erhan Tığlı, şiirlerini okudum. Başarını kutlarım. Çoktandır senden bir haber alamıyorum. Neler yapıyorsun, ne durumdasın? Haber bekliyorum.
www.erhanhocaniz.azbuz.com
www.blogcu.com/erhantigli
[email protected]
Ben Erhan Tığlı, şiirlerini okudum. Başarını kutlarım. Çoktandır senden bir haber alamıyorum. Neler yapıyorsun, ne durumdasın? Haber bekliyorum.
www.erhanhocaniz.azbuz.com
www.blogcu.com/erhantigli
[email protected]