“Sinsice çöreklenmiş koynumda! ”
Ne huzurum kaldı, nede bir neşem
O zalim dünyamı, yıktı yıkalı
Kırıldı kalbimde, inan her köşem
Koynumdan bir yılan, çıktı çıkalı
“ Kaymakla balla, oh valla! ”
Başımıza geldi, böyle bir illet
Koynumuzda yılan, besliyormuşuz!
Sap ile samanı, ayırdı millet
“Çıkacak zaten !”
Dar etsin gönlüne, bu koca şehri
Ömrünü hep çalan, çıksın sevdiğin !
Boşaltsın kalbine, en ağır zehri
Koynundan bir yılan, çıksın sevdiğin !
" Bizi güden kurtlara !
Gerçek olan şu hayata
Oyun gibi bakarız hep !
Kulakları biz tıkar da
Koyun gibi bakarız hep !
Mutlulukla huzuru, yüreklere katarak
Mazlumu kollayıp da, kollarımla sararak!
Haine kılıç çekip, yüreğini yararak
Düşmana gizli tuzak, koz olmaktan yanayım!
" Biz ne zaman akıllanacağız ! "
Bir uyanık daha böyle
Cüzdanlarda açtı yara !
Güvenilmez hemen öyle
Batırdı kripto para !
“ E bebeğim eee de !”
Madem senin bebeğinim
Kollarınla bi tut beni !
Daha sana ne diyeyim
Kucağında uyut beni !
“ Özlemişim inan seni !”
Sensiz soğuk, dondu gönlüm
Üşütür yar, bu kar beni !
Huzur ile geçsin ömrüm
Kucakla da, gel sar beni !
“ Anla beni ”
Benimle göz göze, gelme istersen
Kirpiğin bağrımı, oyar küçüğüm !
Bakışınla kalbi, delme istersen
Ruhumu bedenden, soyar küçüğüm !
“ Derdi büyük ya !”
Bir yetmiş beş gramıyla
Satılır bu küçük altın !
Yirmi iki ayarıyla
Alınır şu küçük altın !




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!