Sarıldı Gitti...
Sana gelmek için çıktığım yollar,
Kendi kördüğümde boğuldu gitti.
Umut beklediğim o yorgun kollar,
Kendi boşluğuna sarıldı gitti.
Hangi mısra seni anlatır bilmem,
Gözümden dökülen bu yaşla silmem.
Bin yıl geçse dahi bir daha gelmem,
Vuslat mahşerlere kuruldu gitti.
Aşk dediğin bir kor, düştüğü yerde,
Ararsın dermanı en dipsiz derde.
Kapandı yüzüme o ipek perde,
Bütün ışıklarım karardı gitti.
Bir sitem yükledim her bir kelama,
Hasretin mührünü vurdum selama.
Gönül kapısını çalma boşuna,
O sevda hanesi yıkıldı gitti.
Senden ne bir iz var, ne de bir anı,
Zamana hapsettim geçen her anı.
Durdurdum sonunda akan bu kanı,
Sabır taşım artık yarıldı gitti.
Kaç bahar bekledim kapında öyle,
Bir yalan da olsa, sevgini söyle.
Kader yazılmıyor zorla ve böyle,
Kalem kâğıdına darıldı gitti.
Zirveden aşağı düştü hayaller,
Yabancı oldu bak, o tanıdık eller.
Sustu gönlümdeki o coşkun seller,
Ruhum sükûnete sarıldı gitti.
Ne borcum kaldı ne, bir alacağım,
Kendi ateşimde tek yanacağım.
Sanma ki ismini bir gün anacağım,
Hatıran rüzgâra savruldu gitti.
Hasan der bu mısra, sonun ilanı,
İçimde öldürdüm büyük yalanı.
Bıraktım geride senden kalanı,
Bu aşkın defteri dürüldü gitti...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 12.2.2026 21:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!