Ben böyle değildim seneler önce,
Emek pazarında, bir terim vardı.
Nasihat olurdu ben söyleyince,
Eş dost nazarında, bir yerim vardı.
- Yalanla riyâyla kardılar beni,
- Hunharca sırtımdan vurdular beni.!
Bitmeyecek sandığımız
Ahengine kandığımız
Şehvetiyle yandığımız
Dert kazanı yalan küre
Son bilinen sonsuzluğun
Doğumdan bugüne uzunca yolu
Yürürken ezdiği yerde izi var
Bir dava uğruna yoruldu kolu
Helâli eşinden oğlu kızı var
Yirmili yaştaydı ülkü güderken
Üç satırlık bir not ile
Bilmediği/m bir meçhule
Ben ağlarken güle güle
Coşup gitti yâr bildiğim.
Bahaneye sarılarak
Yaşadığım yarım asır
Gördüğümle sual edin
Alnım çizik eller nasır
Bildiğimle sual edin
Bazen düşüp tuzaklara
kuşluk vakti kahvesini
yalnız yudumlayan kadının;
sözlerine değil,
gözlerine bak…
çünkü söz,
Rükû’ya varmadan henüz kıyamda
Ettiği niyetten döneni yazdım
Gördüğü herkesi her bir selâmda
Din ile suçlayıp sineni yazdım
Kardeşi kardeşe düşman eyleyip
Her zorluğu bir başına
Aşanları yazmalısın
Kan karışıp gözyaşına
Taşanları yazmalısın
Emperyalist uşakları
- Yenge Hanım -
Enişteye uygun vakit
Deyiver be yenge hanım
Nerden geldi onca nakit
Soruver be yenge hanım
Tohumun yeşerip fidan olduğu
Bir teşbih bir tenzih yeter insana
İkrasız insanın nadan olduğu
Bir tembih bir tercih yeter insana
Şartı var her şeyin şartı hayatta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!