"Ne mutlu onlardan öğrendiklerini gururla taşıyan ve yaşatanlara!.. "
Namümkünü balık kavak
"Elhamdülillah Ölüm Var"
Her ruhun berzaha olan hicreti
Bilinir tecelli vuku bulunca
Ben böyle değildim seneler önce,
Emek pazarında, bir terim vardı.
Nasihat olurdu ben söyleyince,
Eş dost nazarında, bir yerim vardı.
- Yalanla riyâyla kardılar beni,
- Hunharca sırtımdan vurdular beni.!
Bitmeyecek sandığımız
Ahengine kandığımız
Şehvetiyle yandığımız
Dert kazanı yalan küre
Son bilinen sonsuzluğun
Doğumdan bugüne uzunca yolu
Yürürken ezdiği yerde izi var
Bir dava uğruna yoruldu kolu
Helâli eşinden oğlu kızı var
Yirmili yaştaydı ülkü güderken
Üç satırlık bir not ile
Bilmediği/m bir meçhule
Ben ağlarken güle güle
Coşup gitti yâr bildiğim.
Bahaneye sarılarak
Yaşadığım yarım asır
Gördüğümle sual edin
Alnım çizik eller nasır
Bildiğimle sual edin
Bazen düşüp tuzaklara
kuşluk vakti kahvesini
yalnız yudumlayan kadının;
sözlerine değil,
gözlerine bak…
çünkü söz,
Özlemeyi unutmuş, unutmayı tercih etmiş yığınların sebep olduğu isimsiz bir sızı var içimde...
Adını koysam eksilir, saklasam çoğalır. Bir sessizlik büyür göğsümde; ne rüzgâr dağıtır onu, ne zaman.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!