Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
Korkularıyla, baygın kaderin,
genç bir kadın kıvılcımları yangına körüğü,
Gidiyor, puslu gölgenle, nehirde,
gülümseyerek yüzen zambaklara.
Yıldızların iriliği,
Yalnızlığın, özgürlük simgesi olsun,
Şu mahizar karanlıkta.
Kavanozun vefasızlığı,
Mahfuz, içkinliği sığdıramadı kollarına,
Topraktan mahpusa yahut
Boynunda büyüyen tohumların filizi,
Maskeleme, çünkü görüyorum,
gözlerinde beyaz gerbera çiçekleri..
Haftalar telaşlı,
Aylık takvimin yaprakları hızlıca kopmaya bağımlı.
Tohumlanmaya direniyor,
Açsın diye can verdiğim güllerim.
Zebun olan gözlerim değil,
Kapakları,
Oraya giden yollar sislenir.
Koşar mumlar gölgemin peşine,
Binleri arkamda.
Kara fötrlü kaptan,
Giy sonbaharı üstüne,
Mükemmel geçen gecede,
Lisanımdan çekirgelerin ötüşü.
Kalafattan yeni çıkmış ruhum,
metrelerce dalgaya sürünsün.
Gözüm ucsuz derinliğe dalgın,
Kaldır başını birer bafra içelim.
Karnımda çocuk tepmeleri,
Muhacir yaşantıda irtica fikrin.
Güngörmedik parmaklarınla tenime dokunuşu.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!