Salih Sümer Şiirleri

11

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Salih Sümer

Bazen yetmiyor kelimenin yüklendiği anlam,
Anlamlılaşan yaşanılmayan değil yaşanılanın yansımasıdır kelimeye...
Her kelime bir getiridir aslında,
Bazen bir girdap,bazen bir kayboluş,
Bazen bir varoluş,bazen kaotik bir yanılsama,
Bazen de bir arayış, bir özlem,bir sevgi, bir tutku,bir umut,bir bekleyiş...

Devamını Oku
Salih Sümer

Sen ötekinin aynasında görünmeyen yüz,
Varlığının o paha biçilmez pahasında değerlenişinin kaçıncı arifesindesin şuan...
Bekleyişinin umutlu sancılarında yüreğime dalgakıranlar çekiyorum,
tecridindeyimm....


Devamını Oku
Salih Sümer

Ve coğrafyam; devşirme düşlerin sağanaklaşan hüzünlerinde...
Bir anne yalnızlığında korkular artık,
Dipsiz,sancılı,ölüm nöbetleri gidip gelen ve bir sevgiliye duyulan özlemin göz bebeklerindeki ayrılıklar gibi ağır gidişler.
Her gece aynılarından kopup giden canlar.....
Bir dostun yüreğinde düğümlenen acının ve ifadesi tarif edilemez kaybın boğuk kelimelerdeki yansıması..
Adına kayıp dedikleri o geri dönülmez gidişler..

Devamını Oku
Salih Sümer

Sen varlığınla varlık olgusunda yer edinen betimsiz varlık..
Söz geçiremediğim yalnızlığımın efendisi....,
Düşler(imin) sahnesindeki ikinci sınıf karaktere oynuyorsun artık vurdumduymazlığınla....
Senli hangi küllü canlandırmak istersin bir deyim oluşturamayan cümlelerinle,
Artık ardaşık yaşamlardan bir kendine bölenimizle kaldık;
Bir ben ve yine ben bir sen ve yine sen..

Devamını Oku
Salih Sümer

Yorgun bir yürekle elleri dokunmaktan çekinen,
Ve siyah gözlerindeki aşk ışıltısı.
Ve yeni bir koşunun başında ürkek
Yakınlaşmak isteyen ve yakınlıktan korkan bir ürkeklik.
Usul usul bir bakış
Kendince imkansız tutsaklıktan kurtulmak isteyen minik elleri…..

Devamını Oku
Salih Sümer

İçimde bir yerlerde kaç zamandır hep aynı doğum sancılarına gebe insani bir yararlılık ve akabinde tarifi olmayan tuhaf bir işleyiş.Başka bir deyişle bir yanı çocuk gülüşlerim ve hayallerimin parmak izlerini taşıyan saydam bir duygu silsilesiyle bir yanı hiç olmamış özlemlerim ve ümitlerimin çıldırma travmasına beşik sallayan lanet olası kimi infial topluluğu..Hepside elit yaşanmışlıkların hüsranına boğuk bir dilden üstelik..
Gerisi çığlık çığlığa yaşanan şu illet zamanlar…
Nedense böylesi kendimle yüzleştiğim ve bardakta su misali vurdum duymaz geçişen anlar,daha çok bu kulaç yaşayışımın matemine savuruyor beni..Tıpkı bütün bir geçmişin nakavtını ve hüznünü sindire sindire maraza tutulmuş kahırların en yutkunmaklı veryansınımları gibi,üstelik buda yetmezmiş gibi,cehennemi biraz sonralara köpekçe yalnızlıklara,migreni susmaklara uğramam gerekir gibi işliyor zaman..Bu kusmaklı an,bu kan revan! Geçmişe ve geleceğe ihanet etmem gerekir gibi inan.Kuşkusuz bu anlamda henüz tanımlayabildiklerimdir bunlar.Ya tanımlanamayanlar,ya yazılamayanlar?

Devamını Oku
Salih Sümer

Hangi geceden yana rüzgar esse
O gün yanı başımda karanfiller açar.
Ve solmuş papatyaların kokusuz renkleri sulanmış ovamda dolaşır
Hangi denizin kokusunu içime çekmek istesem,
Solmuş benzim kurak ovamı hatırlatır bana

Devamını Oku
Salih Sümer

Bu çöl ikliminde başıboş sözcükler,
Issız sokaklar,var olma imkanı çetrefil düşüncelerde saklı zaman avuntuları,
İnce detaylar,atonal yaşamlar,ucuz bekleyişler,
Girdap yollar ve günün hararetinden terlemiş sokaklar..
Serinliğini bekliyorum senli gecelerin,
Teri kurusun bedenimin buz kesilsin her yanım,

Devamını Oku