Salih Çavuş Şiiri - Adnan Deniz

Adnan Deniz
953

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Salih Çavuş

. Salih Çavuş, bir çınar ağacının gölgesine oturdu. Başındaki kasketini çıkardı, elindeki mendili ile yüzünün terlerini iyice sildi. Salih Çavuşun yüzüne serinliğin verdiği bir rahatlama gelmişti.
Gözleri daldı Salih Çavuş’un, hayata hep bir beklenti ile başlamıştı. Hep rahat edeceğim diye çabalamıştı. Okumakla geçmişti yılları. Evet, okumak iyiydi ama ekmek peşinden koşmak lazımdı. Bir bir okulları bitirdi Salih çavuş, Öğretmen olacaktı, bir türlü atanamadı. Yaşı almış başını gidiyordu, evlenmesi lazımdı, kimse yüzüne bile bakmadı.
Nasıl geçti yıllar diye hayıflandı Salih çavuş, Başına kasketini koyarken, geçmişe yeniden daldı. Orda burada çalışmaya başlamıştı, Okuduğunu kimse ti ‘ye almamış, kültürlü ama işsiz kalmıştı. Yıllar geçti böyle Salih çavuşun başından evlenememiş, işte bulamamıştı.
Salih çavuş gözlüğünü çıkarttı gözlerinden, özel bir Eğitim kurumunda nasıl bir iş bulduğunu hatırladı. Hizmetliydi, kurumu temizliyordu baştanbaşa ama bunada şükür diyordu. Bu iş sayesinde bir kız bulmuştu, çalışıyor diye vermişlerdi Salih çavuşa, sonunda evlenmişti.
Bir kızı oldu Salih çavuşun, kızı aklına gelince gülümsedi kendi gibi olmamıştı Malide memur olmuş, para işlerine bakıyordu para ki yıllarca ümitlerini tehir etmesine neden olmuştu.
Çok üstüne geldiler Salih Çavuş’un. Aldığı para yetmiyordu. Çekip aldı eşini elinden, kayın babası. Kızı Zeynep o zamanlar küçüktü. Salih çavuş, yapayalnız kaldı
Hep tehir etmiş ümitlerini. Neye dokunsa boşa çıkmıştı elini. Artık yaşlanmıştı. Kapattılar iş yerini, Salih çavuş yine boşta kalmıştı. Bir kaç kuruş verdiler eline gönderdiler evine.
Kimse kapısını açmadı Salih çavuşun, kimse yüzüne bakmadı. Yeniden evlendiğini duydu eşinin. Kızı da onda kalmıştı. Yıkıldı Salih çavuş, birden bire iyice çöktü. Yürüyebilmek için bir bastona dayanmıştı.
Dalıp gitmişti Salih çavuş çınar ağacının altında, düşünceler arasında yitip gitmişti. Kimsesi kalmamıştı şu dünyada, işleri hiç rast gitmemişti.
Akşam olmuştu, şimdi camiye gidecekti. Ahirete bırakmıştı mutluluğu, Hem caminin içi çok sıcaktı. Ne varsa dedi Salih çavuş, Allah’tan gelir her şey, Yaşamak Allah'ın emretti bir şey. Ne olursa olsun, Allah isterse Yaşayacaktı. Salih Çavuş, ağır ağır Cami’ye doğru hareket etti. Hep tehir etmişti ümitlerini, Artık ümitlerini tehir etmeyecekti.

Adnan Deniz
Kayıt Tarihi : 25.4.2021 10:33:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Adnan Deniz