şehrim ey şehrim dağları dumanlı gözleri puslu şehrim
köhne kalmış gönülleri en yaşlı ve yorgun haliyle saran
dağın da otu,otunda bir kuşu bile bulunmayan
yaylasında hasatı hasatta suna gelinleri salınmayan şehrim
suskun çaresiz durma elin koynunda durma kurban olurum
özümsün beni ben yapan türkü kokulu şehrim
dilin yok ki anlatsan bana çoşsan aksann yüreklere doğru
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını