Yine söktü bir şafakta, oldu sabah,
Bu alemi, ne güzel yaratmış Allah,
Nasıl hata edip te işleyim günah,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Her hata bir isyandır o yaradana,
Bu kötüler kanmazlar, dünya malına,
Girerler mazlumun, garibin kanına,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Şu zalimler hep Hakk’a hata yaparlar,
Şeytan’a nefise, maddeye taparlar,
Hakkın aşkını, terk ederler, atarlar,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Durmadan hep, fitne fesat düşünürler,
O şeytan ile bir olup da yürürler,
Fakirlere, güçsüzlere hep vururlar,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Bak şu güneşe, can veriyor dünyaya,
Bu varlık, bu hizmet, bu sevgi hep niye?
Anlatamam ben bu aşkı bir kötüye,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
O kötüler anlamaz, Hakk’ın nurunu,
Mevlâ korur elbet, sevdiği kulunu,
Nasip eder onlara, güzel yolunu,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Sen Mevlâ’nı görüp de sev, doya doya,
Kaldır başını da bak güneşe, aya,
Bütün güzellikler ortada aha ya,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Şaşarım ben şu insanların aklına.
Binip de giderler, şeytanın atına,
Doluyorlar, bir bir toprağın altına,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Akıllıyız derler, ama düşünmezler,
Gözleri açık ama kördür, görmezler,
Mevlâ’nın, aşkını, nurunu bilmezler,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Baksana şu alemin özelliğine,
Doyulur mu hiç onun güzelliğine?
Bu kötüler güvenir, bilmem neyine?
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Mümkün, oldukça, sen onlardan uzak dur.
Mevlâ’nı düşün O’nun hayalini kur,
Bak alemlerine Onu anla da gör,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Her şeyleri bitiriyor, yerden toprak,
Ey insan gözlerini aç da doğru bak!
O kadar zor değil O Hakk’ı anlamak,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Zaman, bir su gibi, aynı geçip akar.
Her tarafa, hep aşk ile nuru saçar.
Bu kullar bu nurdan, Hak’tan niye kaçar?
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Kulun düşünmemesi ne kadar acı,
Hak’tadır her şeyin gerçeği, ilacı,
Olmuş kullar hep bencil, tembel, inkarcı,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Yazıklar olsun, acımayan zengine!
Yığar serveti hep üst üste, zevkine,
Yapar fuzuli masrafı, hep keyfine,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Muhtaca yardımdır, en güzel ibadet,
Fakir Hakk’ın sevdiğidir, onu keşfet,
Oku her şeyi anlatmış, İslamiyet.
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Cennete ilkönce, cömertler girecek.
O gün haktır, mutlaka çatıp gelecek.
Zalimler ağlayıp, iyiler gülecek.
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
İslâm’ın özü iyi, ahlâk cömertlik,
Yoktur onda hiçbir kaba sözle sertlik,
İstemez kulun kalbi, İncilsin azcık,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Ne kadar, adi namaz kılan kötüler,
Hepsi de İslâm’ı mahveder, lekeler,
Sana böyle mi ol diyor, o peygamber?
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
İslamiyet sade, namazla olmuyor,
Aç gözün tapmış, şu maddeye doymuyor,
Gözün kendinden, başkasını görmüyor,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Önce Mevlâ’yı hoşnut etmelisin kul.
Muhtaç insanı, elinle git ara bul.
Ondan sonra, namazı Mevlâ ile kıl.
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Komşun aç yatar iken sen tok yatarsın,
Zenginim diye, ona hava atarsın,
Bir de her gün, beş vakit namaz kılarsın,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Dünyanın cilvesine, sakın aldanma,
Malım var diye, kendini nimet sanma,
Bir gün öleceksin, fazla gururlanma,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Bu kadar muhtaç var iken, israf niye?
Bakmaz mısın sen Ebubekir Ali’ye?
Nerde senin Müslümanlığın haniye?
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Size hikaye mi geliyor İslâm, din?
Hani nerde ümmeti o Muhammed’in?
Kulu oldunuz, para denen illetin,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Elbette İslâmiyet kıldan da ince,
Muhtacın gönlünü almalısın önce,
O Mevlâ’m o zaman sever seni anca,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Cömert olmazsan, Müslüman olamazsın.
Fayda vermez sana, kıldığın namazın.
Öğren huyunu, peygamberin ashabın,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Boşlukta dönüyor bak, şu koca dünya.
Sen çalıyorsun, habire davul, zurna.
Hakk’ı anmak niye gidiyor zoruna?
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Nasıl hata edilir, nimet verene,
Yaratmış alemi, özene özene,
Her şeyi koymuş, gereğince düzene,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Anlamazsan eğer, ediyorsun hata,
Bu fırsatlar, geçmez eline bir daha,
Çeşme akarken, doldur suyu bardağa,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
O sevmez elbet, onu sevmeyenleri,
Bu kadar nimetleri bilmeyenleri,
Boşa mı yarattı hep bu alemleri,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Kulun gerçek dostu, elbette yaradan,
Fayda olmaz insana, ondan gayrıdan,
Her şeyi, elbet O’dur yoktan var eden,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Saymakla bitmiyor, O Hakk’ın nimeti,
Bir cana feda olmuş, bir canın eti,
Ne kadar çok imiş, insanın kıymeti,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Yanlış yapıp, kendini kandırıyorsun,
İslam’ı sen kendine, uyduruyorsun,
Fakir ağlar iken sen de gülüyorsun,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Kuran’da ne yazıyorsa, hepsi gerçek,
İnsanoğlu anla onu olma gevşek,
Ne güzel duygu Hakk’ı resulu sevmek,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Çok şükür erdim, O Mevlâmın aşkına,
Bu kötüler, çok şey getirdi başıma,
Artık olgunlaştım, geldim kırk yaşıma,
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Cahil iken, elbet hatalarım oldu,
Onlara da o kötüler sebep oldu,
En sonunda gönlüm, Mevlasını buldu
Sen Mevlâ’ya hata etme sakın gönül!
Kayıt Tarihi : 23.5.2008 21:44:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!