Şakacı Şiiri - Muhammed Talha Acet

Muhammed Talha Acet
İstanbul'dan İzmir'e denizin olduğu her yerde.
78

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Şakacı

Cebimde hep son kullanma tarihi geçmemiş, taptaze bir ironi
Dudaklarımın kenarında o bitmek bilmez kalabalığı savuşturmak için nöbet tutan alaycı tebessüm.
Beni uzaktan şöyle bir süzen
Dünyayı tiye alıyor, sırtında zerre yük yok sanır.
Sorsanız, evet; asık suratlı ciddiyetlere fena halde alerjim var.
En kallavi acıları bile tek bir şakayla devirmekte üstüme yoktur.

Gel gör ki şu gürültülü vitrinin ardında,
İçim, üzerinden adresi yağmurla silinmiş, iadesi olmayan bir mektup gibi kalakaldı bu ara.
Ben ki o vıcık vıcık çiftlerle, klişe hikayelerle en acımasız dalgamı geçerim
Oysa iki kahve fincanının aynı sehpada yan yana duruşuna
Aynı anahtarla açılan bir kapının gıcırtısına gizliden gizliye nasıl tav olduğumu kimseler bilmez.

Halbuki içimde dağları devirecek
Uyuyan bütün sokakları ayaklandırıp isyan çıkaracak bir heves…
O çok burun kıvırdığım masanın tam ortasına oturup
Kendi rızamla o tatlı kaosa teslim olmak için çırpınan bir deli cesareti var.
Fakat ben ne yapıyorum?
O koskoca hevesin üstüne şık bir örtü niyetine seriyorum en fiyakalı umursamazlığımı.
Aman kimse uyanmasın, kimse çakmasın davayı diye,
Gizliden başrolünü kapmak istediğim o tiyatroyu en çok ben taşlıyorum.

Ne muazzam bir tezgah, değil mi?
Sahnedeki o meşhur, umursamaz jönün
Perde kapanınca kendi yalanlarını ayakta alkışlaması.

Muhammed Talha Acet
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 14:53:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!