Şafak söküyordu bir başa...
Oysa başka bir taşın üstünde bir adam vardı…
Yumuk gözleri… Elindeki sigarayla avuçlarının içinden içinden dumanı üflüyordu…
Sadece kendi duyuyordu ah seslerini, vay anasına dediği cümle sahipsiz dolaşıyordu… Yalnızlığını bir yalnıza yapıştırmak istedi… Sadece bakınıyordu yağmur damlarının deniz yüzeyine bıraktığı yakamozlara…
Gittikçe büyüyen dairelerde kayboluyordu umut düşünceleri…
Ben yalnız o yalnız hayat tek başına çare arayanlarla dolu dedi…
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



