Ankara'nın adı kara yazıldı,
Körpe fidanlara mezar kazıldı.
On yedi yaşında hüküm dizildi,
Yüreğimde bitmez sızın Erdal'ım.
Hukuk dedikleri zulme bir kılıf,
Arzu hâlimi kime şikayet edeyim?
Hangi yola girsem şaştım erenler.
Sevda mı desem gönül bağımı,
Çırpındıkça dibe kaçtım erenler.
Başımı alıp yad ellere gideyim diyom,
Erenlerin huzurunda hidayet dersem,
Aşkın deryasına boydan geçersem,
Bu fani dünyayı candan seçersem,
Belki o zaman huzur bulurum ben.
Hasretinle yanan bir garip sersem,
Gönlümün derdini bir an üzersem,
ERENLERİN ZİNCİRİ
Keçeci Baba’dan, aldık biz eli
Mahmut Veli’dir o, Hakk’ın bir gülü
Horasan’dan eser, rahmetin yeli
Zincirin halkası, Karaibrahim.
Dünyaya gelenler bir gün gidecek
Kimi hayır, kimi şerle bitecek
Her can ektiğini bir gün biçecek
Zaman bir nefestir, bil dedi dede
Hakikat yoluna gönül bağlayan
ERKAN’A ÖĞÜT
Gel imdi ey Erkan, dinle sözümü,
Meydanda ikrarla bul gel özünü,
Hakk’a çevirdiysen eğer yüzünü,
Sana doğru yolu gösterir Erenler.
İkrar olur canlar, bilgelik yolu,
Bilimle yürürüz, erdemle dolu,
Işığa uzanır insanın kolu,
Öğreti yeridir erkan meydanı.
Mürşidimizdir, postun sahibi,
Er Yolu :
Gönül bir gizli kuyudur, dökülürse kan gelir,
Murtaza’nın dertlerini ancak bizzat can bilir.
Sen kendi benliğinde, boş hayalde yüzerken,
Hakk'ı tanıyan kişi, Hak yolunda can verir.
Bu gece hayalinle bir masa kurdum,
Karşılıklı iki tane sandalye koydum.
Sana kırmızı şarap, bana rakı doldurdum,
Yudum yudum içtik eski günleri.
Bazen sarıldık birbirimize,
Gönül sarayını talan eylemiş
Aşkın pınarını yalan eylemiş
Mertliği namertle falan eylemiş
Yele mi kurban gitti eski sevdalar
Surete bakıp da manayı silmiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!