"GÖNLÜN SULTANI"
Güneşin nuruyum, sönmez ocağım,
Mazlumun sığındı her an kucağım.
Aşkın ateşiyle yanar bu çağım,
Varlığım savuran, yeldir bu gönül.
Gönül
Yâr elinden içtim zehri,
Aklım gitti, gör sevdiğim.
Ne bileyim bu kederi,
Beni yaktın sen, güzelim.
Gönül Arşı
Elest bezminde verilmiş kararım
Deryada damlayım ummanı ararım
Hünkar eşiğinde zülfü tararım
Sunam döne döne gez sema’yı
GÖNÜL AYNASI
Erenlerin dizine çöktüm
Bak dedi de bakamadım
Gözyaşımı içime döktüm
Ak dedi de akamadım
GÖNÜL BAĞI
Güneş doğar iken seher vaktinde,
Salına salına gelir nazlı yar.
Gül kokusu vardır onun rahtında,
Salına salına gelir nazlı yar.
Gönül bahçemde bir gül açtı, tenimde,
Her zerrem feryat eder aşkın deminde.
Toprak can buldu, su coştu bendimde,
Canan sır oldu, yokluk gönlümde.
GÖNÜL BAHÇESİ
Ruhu senden aldım, sözü eyledim,
Özü bende ama can sensin gülüm.
Aşkın deryasını canda boyladım,
Damar bende ama kan sensin gülüm.
Toprak damlı evin geniş odası,
Yılda bir kez olur irfan sofrası.
Ne mihrabı vardır ne de boyası,
Gönül birliğidir işin esası.
Görgüden geçmeyen yolu bilemez,
Gönül Çerağı
Gözümden döktüğüm kanlı yaşları
Bir mendil uzatıp silmedin gitti
Yoluna koyduğum sabır taşları
Yıkıldı yerinden, gelmedin gitti.
Gönül Emaneti:
Sırtımda dert yükü, yollar tükenmez,
Gönül yarasına merhem istemez
Laf ile deryalar, asla kirlenmez,
Sessizce ağlayan, kulmuşum meğer.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!