Sadece Sen Diye Şiiri - Doğan Çeçen

Doğan Çeçen
281

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Sadece Sen Diye

Sadece Sen Diye

​Geceye devrilen kentin son ışığı sönerken,
Gözlerinin kıyısında filizlenen bir yalnızlığım var benim.
Hiçbir anlatının sığdıramadığı, hiçbir kitabın yazmadığı,
Sadece iki kalbin fısıltısıyla örülen bir hikâyeyiz biz.
Uzaklardan esen rüzgâr adını fısıldar devrilmiş çınarlara,
Ben her zerreşte seni büyütürüm içimdeki o derin toprağımda.
​Ne aşılması gereken yüksek dağlar var haritamızda,

Ne de cebimizde geçitleri açacak tılsımlı anahtarlar.
Bizim yolumuz, birbirimizin gözlerinin içine bakmaktan geçer;
Gözlerin ki, gecenin en zifiri vaktinde bile yolunu şaşırmayan bir pusula,
Gözlerin ki, yorgun ruhumu sarmalayan sıcak bir sığınak.

​Seni sevmek, toprağın yağmura kavuştuğu o ilk andır;
O keskin, o taze, o insanı sarhoş eden toprak kokusudur.
Göğsümde sıkışan her nefes, senin adınla genişler,
Bir fırtınanın ortasında kalmışçasına çarpar kalbim.
Ama bilirim, senin ellerin değdiğinde
En sert kayalar bile yumuşar, en fırtınalı denizler durulur.

​Zamanın durduğu bir andayız şimdi;
Ne takvimlerin bir hükmü var burada, ne de geçen günlerin.
Sen varsan, dündeymişiz ya da yarındaymışız ne fark eder?
Yüzündeki tek bir tebessüm, bütün ömre bedel bir mevsimdir.
Seninle geçen her saniye, ömrüme ömür katan bir mucize,
Dudaklarından dökülen her kelime, ruhuma kazınan bir mühür.

​Kaç kere kayboldum ben kendi karanlığımda,
Kaç kere usandım bu dünyanın taşından, molozundan, gürültüsünden...
Sonra sen geldin.
Bir bahar dalı gibi uzandın kurumuş dallarıma,
Çatlamış topraklarıma abıhayat gibi aktın.
Şimdi ne zaman soluklanmak istesem, senin kokunu arar burnum,
Gülüşünün gölgesine çekilir, dünyayı dışarıda bırakırım.

​Seni sevmek, bir eylemin çok ötesinde artık;
Nefes almak gibi, atmak gibi kalbin ritminde...
Bir yangın ki bu, yaktıkça küllerinden yeniden doğuran,
Ateşiyle ısıtan ama asla küle çevirmeyen bir har.
Sen benim hem sığınağım hem en büyük yangınımsın,
Hem limanım hem de sonsuz denizim.

​Bırak, bizim hikâyemizi kimse yazmasın kâğıtlara,
Bırak, unutulsun isimlerimiz köhne kitap sayfalarında.
Biz birbirimizin ruhuna kazındık bir kere,
Tenin tene değdiği değil, canın cana karıştığı yerdeyiz.
Sen benim sönmeyen ışığım, bitmeyen sevdamsın;
Soluduğum hava, bastığım toprak, aldığım ah’sın.

​Gece sabaha dönerken yine,
Işıkları tek tek sönerken bu yorgun şehrin,
Sadece sen kalırsın bende, bir de sana olan o sonsuz sızı.
Ama bu sızı öyle güzel, öyle derin ki;
Ömrümün son demine kadar,
Sadece seninle, sadece sen diye çarpar bu yürek.

Doğan Çeçen
Kayıt Tarihi : 10.08.2026 18:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!