Dünün acıları,
Bugünün yaralarıyla,
Yarına sancılarla gidiyorum.
Dünün pişmanlıkları,
Bugünün hatalarıyla,
Ne menem şeysin öyle
Nesin ki sen
Kul köle ettin kendine
Sanki başka dost yokmuş gibi
Hep sarıldım sana
Dost göründün sarıldın boğazıma
Öyle şiir dolusun ki,
Ne gücüm yeter seni yazmaya,
Ne de yüreğim.
Öyle şiirsin ki,
Ne kelimeler yeter seni anlatmaya,
Ne de cümleler.
Yürek mi?
Şimdi o dört duvar bir tavan,
Girilesi yok, çıkılası yok.
Sevgi mi?
Şimdi o susuz bir koca çınar,
Şimdi haykırasım geliyor, neredesin diye,
Şimdi koşasım geliyor, sana
Şimdi gelip kolundan tutup, getiresim geliyor seni
Şimdi kadınım deyip sarasım geliyor seni
Şimdi bütün özlemlerin hıncını alırcasına sevesim geliyor seni
Şimdi, dönmezsen eğer, ölesim geliyor sana….
Sormaz mı ayrılığın hesabını aşk,
Sormaz mı yürekler hüznün hesabını,
Sormaz mı güller kuruyan yapraklarını,
Sormaz mı eller, buz tutuşunu,
Sormaz mı dudaklar, kuruyuşunu,
Sormaz mı düşler, kabusları,
Hani, dilim sustu ya kendince
Sus be gönül sus anlayanın mı var
Kelimeler ifade edemezken
Feryadın ne anlamı var
Gönül verdiğin umursamazken seni
Figan etmenin ne anlamı var
Yokluğumun karı yağacak üzerine,
Üşüyeceksin.
Ellerimin sıcaklığı kaybolacak ellerinden,
Üşüyeceksin.
Nefesim buz gibi esecek ensende,
Üşüyeceksin.
Öyle insanlar vardır ki hayatta,
Seversin ama kavuşamazsın,
Sarmak istersin kolların boş kalır,
Hayaller kurarsın, kursağında kalır,
Rüyaların olur, içinden düşersin
Kızarsın ama hiç kıyamazsın,
Görmüşken Nisanı,
Taze karlar yağar mı.
Yitirmişcesine evladını,
Dökülür mü dalından zerdali çiçekleri.
Eser mi rüzgar delicesine,
Hırçınlaşmış çocuk gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!