Sabah Güneşi Şiiri - Abdullah Yıldız

Abdullah Yıldız
7

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sabah Güneşi

Artık inanmıyorum sevgiye
Oysa her şeyin bir sonu olduğunu
Geçte olsa anladım sayende
Yoksa bir daha yanılacaktım
Sonsuza kadar bekleyecektim seni
Umutlara kapılıpta açık denizlerde kaybolacaktım yine

Şimdi şimdi ise
Mezarda değilde, tek başına bir yatakta
Hapiste değilde, tek başına bir odada
Üstelik bu odanın pencereside yok
Güneşin ışıklarını, uçuşan kuşları ve kelebekleri
Rengarenk çiçeklerin kokusunu
Rüzgar getirmiyordu bana

Söylermisin bana dışarıda hayat devam ediyor mu?
Eğer devam ediyorsa ben ölmüşüm
Hayat devam etmiyorsa,
Herşey yok olmuşsa seven insanların dışında
Sevenler ölmez diyebilirmiyim sevgilim

Neden yoksun dünyamda anladın mı sevgilim
Biliyordun sende benim gibi
Sevgisiz bir dünyanın olmayacağını
Sana fazla bağlanmadan ayrıldı yollarımız
Böyle olması daha iyi oldu
Yoksa her hüzünlü melodinin arkasından
Gelecek tek şey gözyaşlarım olurdu

Şimdi ise kalemimin mürekkebi gözyaşlarım
Yazdıkça ağlıyorum
Yazdıkça ıslanıyor sayfalar
ve tekrar tekrar yazıyorum
Islanmış sayfalara

Sanki ağlamak için gelmişim dünyaya
Biraz da gülmek istedim, izin vermedin vermediler
Çok şey istemedim senden
Sadece sevginden bir tutam
Hayatıma tat versin diye

Uzun zamandır bekliyordum
Tekrar güleceğim zamanı
Şu boş geçmişim gibi
Geleceğimde de
Sonu gelmez yolların
Yorulmak bilmeyen yolcusu olacağım
Uzun bir süre daha

Sabah güneşinin doğuşu
Yeni bir günü, hayatın devam ettiğini
Fısıldıyordu kulağıma
Hala bir çok sabahın olacağı belliydi güneşin doğuşundan

Nihayet gece oldu
Bulutlar çekildi bir kenara
Tek bir yıldız eşlik etti yolculuğumda
Her yer karanlıktı ama görüyordum herşeyi
Gündüz göremediklerimi bile

Yıllardır körebe oynuyormuşum
O yüzden göremiyormuşum beni sevenleri
O yüzden göremiyormuşum hayatın gerçeklerini
Hiç bir şey için geç olmadığını
Fısıldıyordu sabah güneşi.

Abdullah Yıldız
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!