Rüzgar
Yüzüme vuran rüzgâr,
İsmini bilmediğim, yönünü kestiremediğim.
İçime böyle nasıl dolmuştu.
Derin bir nefes,
Hayat veren bir nefes,
Rüzgâr bir vardı, bir yoktu, sonra yine vardı.
Her solukta yeniden irkildim,
Yerimde öylece kalakaldım.
Zamanın durduğunu hissetmek,
Gözyaşlarıma engel olamamak,
Kalbimden fışkıran Şükürleri durduramamak,
Her solukla daha da belirginleşti.
Allahım bu rüzgâr ne olabilirdi!
Nasıl bir huzur böylesine sarmıştı bedenimi,
Nasıl bir rüzgâr ışık saçabilirdi,
Görmeye başladığım ışık güneşten parlak,
Güneş gibi sıcak olmuştu, rüzgârla karışık,
Bekledim sadece “O” nu görmeyi
Bana yaklaşan ne olabilirdi!
Saçtığı ışık gözümü alıyordu,
Yaydığı sıcaklık içimi yakıyordu,
Rüzgârı bunu körüklüyordu.
Esiri oldum yavaş yavaş,
Işığında gözüm kör olsa da
Sıcaklığında yanıp gitsem de
Rüzgârında parçalansam da
Artık bir önemi yoktu,
Ben “O” nun olmuştum.
Birden hissetmeye başladım kalbimde,
Kalp gözüm görüyordu “O” nu,
Yaratılmışların en güzeli, en eşsiziydi,
Yüzündeki nurdu, yayıyordu ışığı,
Kalbindeki sevgiydi, yakıyordu sıcaklığı,
Yüzüme vuran, içime dolan rüzgârıydı,
Her çırpışıyla Meleğimin Kanatları.
Volkan ADİKTİ
Volkan AdiktiKayıt Tarihi : 16.11.2005 09:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)