yirmi dört mart iki bin üç, İstanbul.
Ocak ayında, soğuk rüzgarlar esiyor
Masamda bir kaç ıvır zıvır eşya
Çekmecemde bozuk saatlerim ve babamın eski çakmağı
Gözlerim göklere odaklandığında aklımda şimşekler çaktı
Maziye doğru yürüdüm, puslu yollar boyu
Hep derdim kendime, "Seni aşar bunun boyu"
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta