Ruhum Şifresi Şiiri - Serdar Yusuf

Serdar Yusuf
148

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Ruhum Şifresi

RUHUN ŞİFRESİ

Ne biçim bir dünya bu,
çarkına tüküreyim—
avuçlarımda eriyen yıldızlar
soğuğu damarlarımda dolaştırıyor.

Gözlerin, kaderin kara mühresi;
çözemem, yalnız yanarım.
Yanarken gözlerimle karanlığı biçerim,
çimen ağlar, rüzgâr sızlar,
evren bile nefesini tutar.

Solgun çiçeklerin unutulmuş bahçesinde
sararmış hüzünler yatıyor;
sessizlik yara açıyor,
zaman çığlıklar taşıyor.
Düşlerim kukla gibi sallanıyor
yalanın iplerinde,
sancının labirentinde kayboluyorum.

Toprak sustu.
Taşlar eridi.
Güneş kızılında.
Bütün gölgeler bana bakıyor,
her huzme bir sır fısıldıyor.

Karanlığı özlüyorum.
Dipsiz boşluğunda saklamak isterim
olmayan hayallerimi,
sessiz çığlıklarımı.
Putların saltanatını çökertmek isterim;
çünkü artık neye tapacağımı bilmiyorum.

Can, cansız bir varlığa kurban edildi.
Alkışlayan eller kanlı,
gözleri yoksulluk kokan insanlık…
Bacalarda duman tütmüyor,
sokaklarda dua susmuş,
ceplerden taşar günah.
Her şey kirli, her şey kutsal,
ve ben aralarında kaybolmuş bir yankıyım.

Uçurumlarda uçurtmayım,
rüzgâr vurdukça savrulurum.
Şarkı gibi düşerim dallara,
sonsuz sanırım kendimi,
ta ki kayalar susana dek.

Kırk kişilik törenle izlesinler mazimi:
kemancı, kumarbaz, yalancı dilbaz…
Ne fark eder?
Merhamet unutulmuş,
dikenin kanattığı bülbül,
gülün yaktığı sevda.
Ve ben,
kendi ruhumun şifresini çözemeyen yankı.

Ezelden ebede,
nefesim dua,
gözyaşlarım yıldıza dönüşür,
sancım bir kaderin çöküşü,
ve bu şiir —
bir daha yazılamayacak kadar gerçek.

Serdar Yusuf
Kayıt Tarihi : 3.11.2025 08:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!