Rızkı veren O iken, kul kapısı çalarsın,
Ayette açık iken, kimden neyi umarsın?
Kendi gibi acize minnet eyleyip durur,
Yaradan’ı unutup kulla hayal kurarsın.
Eskiden iki döşek, bir kilimdi varımız,
Tek çeşit bir çorbayla şükrederdi harımız.
Şimdi bolluk içinde doymayan gözlerimiz,
Ne çabuk unutuldu o garip efkârımız?
Soframızda türlü aş, başımızda sıcak yurt,
İnsanoğlu yine aç, sanki içindedir kurt.
Allah’ın verdiğine ne zaman dedik şükür?
Neden doymak bilmedi bu aç gözlü, nefsi sert?
Aklını başına al, dünya geçici durak,
Azrail geldiğinde her bir emelin ırak.
Unuttun mu ölümü, unuttun mu ahireti?
Söyle, hangi sevdadır seni Rabbinden ırak?
Emin Sultan söyler de duyan olmaz sesini,
Toprak örtecek bir gün bu nefsin hevesini.
Kuldan medet ummayı bırak artık insanoğlu,
Son nefeste anlarsın rızkın gerçek sahibini.
Kayıt Tarihi : 2.10.2026 10:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!