Bilmiyordum ki konuşmayı
Dokunmayı bile,
Koklamayı bile
Hatta ağlamayı da
Küçük bir çocuk gibi
Bütün vakitlerde yaşadım.
Sadece sen varsın diye.
Sen yelkovan ve akrebin arasında
Çok kıskandığımı fark ettin mi?
Hayatın boyunca sana ait olanları.
Saçlarını, boynundaki kolyeni
Ayak bileğinden kalçana kadar
Sana sarılan çizmelerini.
Bazen bir eli tutmanın
Vedalaşmak ile biteceğini bilemezsin.
O eli tutarsın
Bir ömür sürecek zannedersin
Yaşarsın o elin sahibi
Bir heykeltıraşın eseri gibi
Taşa şekil verirken mutlu oluşu gibi
Çamuru gülümsetirken, ağlatırken
Zafer çığlığını tarihe taşırken
Yaşadığı mutluluk gibi
Geçtiğin sokaklar, sokaklarım oldu
Ayak seslerin, dinlediğim müziğim oldu
Dudaklarının değdiği bardak, hazinem
Saçlarının kokusu, evimin kokusu
Almayı unuttuğun giysiler ise
Seni sevmekte ne kadar mı ileri gittim?
Dur anlatayım.
Dokunduğun her yerde yaşayacak kadar
İçtiğin her yudumda olacak kadar.
Öyle ki, sen ayağını suya değdirsen
Biliyor musun?
Seninle bir şarkımız vardı.
Ama hangisi olduğunu bulamıyorum.
Nerede bir şarkı duysam.
Hepsinin sahibi sensin gibi hissediyorum.
Kim bilirdi ki elini tutunca
İçinde yaşayacağımı, nefes alacağımı
Hiç fark ettin mi peki orada olduğumu
Hiç için titredi mi içinde yol aldığımı,
Adımı söyleyince dudaklarının arkasında
Dünyanın en güzel eserleri
Senfonisi, hiç duyulmamış
Hiç yayımlanmamış şarkıları çalıyor.
Nerede mi ?
İçimde tabii ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!