- Muhsin Yazıcıoğlu'na... -
Ey Nizâm-ı Âlemin gönüllerde başbuğu!
Vuslatın hâsıl oldu, şimdi gözlerde buğu.
Kardelen misâliyken beyaz örtü altında,
Rûhun Hakk’a savruldu, semânın her katında.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




anadolunun has delikanlılarından koca reise yakışan hakikatli bu şiiri yazan üstadı en kalbi duygularımla kutluyorum rahmetli muhsin ağbeyide bir kere daha saygıyla yad ediyorum.eyvallah.mustafa nuri inanç
Yazan gönlü kutluyorum... 10 puan +ant. Sevgiyle kalın...
Allah rahmet eylesin çözülmemiş bir muamma gibi ölümü. inşallah bir suistimal olmamıştır.
Vatan sevdalısı,mukaddesata saygıyla bağlı ender şahsiyetlerden biriydi.Mekânı Cennet olsun.Şiir,çok güzel olmuş.Şairi tebrik ederim.
Akıllı mantıklı imanlı ender siyasilerden biri idi.Mekanı cennet olsun.Günün şairini kutluyorum.
Allah razı olsun kaleminize saglık. koca reisimize Allah'dan rahmet diliyoruz makamı cennet olsun. Kim ne yaparsa yapsın hesaplar bir gün mutlaka görülecektir.
Günün köşesine düşen,ahde vefa eseri olan bu anlamlı ve güzel şiiri,ve de bu eseri ortaya koyan genç ve yetenekli şairini kutluyorum.Rahmetli ölmeden bir hafta önce ,tevafuken kaleme aldığım bir şiirimi nazire olarak paylaşmak istiyorum.İnanın neden ve niçin yazdığımı bilemediğim bu şiirim,Meğerse Muhsin Yazıcıoğlu için yazdırılmış.
Kendisine Allahtan Rahmet ve mağfiret diliyorum.
Tutsak Kar Tanesi
Tutsak kar tanesiydim, dağların kuytusunda
Güneşe sevdalandım, san ki kış uykusunda
Bu ıssız vadiler de, yoktu gelip gidenim
Ateşinle yak beni, özgür olsun bedenim
Öyle yak ki! tenimi, buhar olup kavrulsun
Sevdalı bir bulut yap, rüzgarlarla savrulsun
Toplayım yağmurları, ereyim muradıma
Sağnak sağnak yağayım, sevdiğimin yadına
Toprağa hayat sunsam, benim olsa dünyalar
Yeşerse mahçub sümbül, menekşe, begonyalar
Sonra tekrar kavrulsam, kerbela toprağında
Beni yine damla kıl, bir gülün yaprağında.
Hamit Korken
and olsun burnumun direği sızladı...
necip fazıl usta der ki'çilesini çekmediğin fikri söyleme'
uğru mumcu rahmetli de 'bilgisi olmadan fikri olan'der..
şiir,içsel örgüsünde kusursuz göründü..
zihinsel ve ruhsal bütün bir içtenlik var şiirin özünde..
'samimiyet'diyebilirim kestirmeden söylenecekse..
kalbin kelimelerine inanarak yazılmış bakış ve akış açısından diğer deyişle..
dua derinliğinden ötede...
bir alnı öper gibi yazılmış olmasını önemsiyorum..
şiirin kalbe ve tene dokunan yanını..
içten oluşunu..
Muhsin Yazıcıoğlu da memleket sevdalısı bir insandır muhakkak..
12 eylül sonrası hapishane çıkışı ropörtajında'bize neler yapmışlar meğer'
dediği cümlesi ve sesi bir ibret vesikası olarak kulağımda kalacak ölünceye dek...
acı tatlı hatıralarımızı anımsatan bir şiirdi..
Yüreğine sağlık kardeşim.Mükemmel bir anlatım olmuş.Hayatta şöyle birşey varki bizim ülkemizde ne Alperenler nede M.Kemaller tükenmez.
-Son damla kana,son nefere kadar sürecektir harbimiz.
-Rabbim gazamızı mübarek eyleye.
Selam ve dua ile...
Bozkurt ilinin Tek temsilcisi ÇAKALAVCISI.
cok özledik reisi.hemde cok.
vefali yüregini kutlarim sevgili alperen.
sevgi ve selamlar efendim :)))
Bu şiir ile ilgili 62 tane yorum bulunmakta