Recep USLU
14 Mayıs 1950 yılında Bilecik ili,Gölpazarı ilçesi,Çengeller köyünde doğmuşum.İlkokul dördüncü sınıfa kadar köyümde okudum.1960 yılında ilçeye göç ettik.İlkokul beşinci sınıfı Gölpazarı Gazi Mihal İlkokulunda bitirdim
.Gölpazarı Orta okulunu 1965 yılında bitirdikten sonra parasız yatılı olarak kazandığım Bolu Erkek İlköğretmen okuluna kaydımı yaptırdım.
1968-1969 yaz döneminde okulumdan ilkokul öğretmeni olarak mezun oldum. 26.07.1969 tarihinde Manisa ili Selendi ilçesi,Karakozan Köyü öğretmeni olarak göreve başladım.İki yıl bu köyde çalıştım.
08.08.1971 günü evlendim. Bir kız bir erkek evladım var..28.10.1971 tarihinde Bilecik ili,Gölpazarı ilçesi,Söğütcük Köyüne atandım.04.08.1972 tarihinde Gölpazarı ilçesi Gökçeler köyüne tayin oldum.19.08.1974 Osmaneli ilçesi Medetli Köyüne,24.10.1978 Gölpazarı ilçesi Höyük köyüne,22.11.1982 Gölpazarı ilçesi Tongurlar köyüne,06.09.1985 Gölpazarı ilçesi Kurşunlu Köyüne,26.09.1986 Gölpazarı ilçesi Cengiz Topel ilkokuluna atandım.
31.10.1988 tarihinde Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi önlisans programını bitirdim.
15.10.1996 tarihinde Kocaeli Merkez Akşemsettin İlköğretim okulu öğretmeniyken emekli oldum.
Bir kız bir erkek iki çocuk babasıyım.
Halen futbol maçlarında saha komiserliği yapıyorum.
Duygu ve düşüncelerimi sizlerle şiir dilinde paylaştığım için çok mutluyum.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




-
Eyüp Cüce
-
Eyüp Cüce
Tüm YorumlarKonuyu RECEP USLU hocamdan dinlediğim için,bıraktığı kederi de biliyorum.
Başınız sağolsun koca usta.
Mukadderat bu,karşı gelinecek,itiraz edilecek mercii yok ki,başvursak.
Şiiriniz zaten gereğini anlatmış.
Bir söz bilirim,sahibini bilmiyorum.
HİÇ KİMSE ÖLMEK İÇİN GENÇ DEĞİL ...
Çok güzeldi RECEP hocam.
Canlı canlı dinleyen birkaç şanslıdan biri olmaktan mutluyum.
Yüreğinize sağlık.