Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
Üstadım!
Kalp dediğin gözlerden fazla gözyaşı döker mi?
Kalp dediğin yalnız kente nasıl dönüşür?
Yollar uzun üstadım.
Düşünmek için çok uzun.
Terkedilmiş olmanı anlatır sana bi şehirden bir diğerine gitmek.
Bundan sonra yalnız olacağını anlatır sana.
Çölde yalnız bir kar tanesi olduğunu anlatır.
Üstadım!
Üşütür seni sıra sıra karlı dağlar.
Alır tüm umutlarını.
Yarin karlı dağlardan ne farkı var.
Harabeden ne farkımız var.
Ağyar oldu her bir zerremiz.
Üstadım!
Geçerken ismini bile bilmediğin diyarlardan,
Yarin kalbi diyarından kovulmak gelmez mi hiç aklına.
Her bi köşesinden feryatlar yükselmez mi hiç.
Yeni diyarlar zehir olmaz mı sana hiç.
Üstadım!
Yollar, en büyük umut katilleri.
En büyük düşmanı aşkların.
Yollar, alıp gelmez mi dilrubanı.
Yollar, her yeri dolanırda bi yare çıkmaz.
Üstadım!
Söyle bana; yarin diyarında kaç tane kimsesiz sokağımız kaldı?
Kaç tane umut eden kaldırım kaldı?
Kaç tane sokak lambası unuttu adımızı?
Kaç tane köşesi gitme dedi?
Üstadım!
Yollar yordu bizi.
Hiç bir yol yarin verdiği yol kadar yormadı.
Hiç bir dağ üşütmedi onun gibi.
Hiç bir diyar kovmadı onun gibi.
Üstadım! Ama hiçbiri de onun gibi güldürmedi bizi.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!