Hastalığını Öğrendim Anne Döndüm Deliye
Çare Aradım Bulamadım Çektim Sineye
Günlerim Geçmez Oldu Döndü Çileye
Bir Cuma Günüydü Kaybettim Anne Seni
Bayram Geldi Anne Toplandı Evlatların
En Üst Seviyeye Ulaştı Benim Duygularım
Sen Yoksun Yalnız Kaldı Ramazan In
Ellere Bakıp Ta Ağladım Annem
Her Çocuk Annesinin Elini Öpüyor
Dert Bitmez Sıkıntı Bitmez
Bu Dünyada Yüzüm Gülmez
Gözümden Yaşlar Hiç Gitmez
Yoruldum Hayat Çok Yoruldum
Düşenin Dostu Yokmuş Bilemedim
Geldim Mezarının Başına Ağladım Sessiz Sessiz
Şu Yalan Dünyada Ne Yaparım Ben Sensiz
Canımdan Bile Çok Seviyorum Seni Sebepsiz
Bu Bayramda Elini Öpemedim Canım Annem
Nasıl bir illetmişsin bırak yakamızı
Önce annemizi aldın sonra bacımızı
Ne olur koyma içimizde bir sızı
Adın batsın kanser denen illet
Ağlar oldum gece gündüz düşünmekten
Gecenin karanlığında kapandı gözlerim
Evlat özlemiyle geçti günlerin
Unutulmaz senin güzel kalpli yüreğin
Mekanın cennet olsun Mehmet Başpınar
Yoldan gelen geçen seni tanırdı
Yer sarsıldı, gök sustu o kara gecede,
Karanlığın içinde bir feryat yükseldi.
Sen doğdun minicik ellerinle hayata,
Emine Erva adı mucizeyle geldi.
Yıkılan taşların arasında açan çiçek,
Sensizlik çok zormuş, bilemedim
‘Hakkını helal et anne’ diyemedim
Doyasıya yüzünü göremedim
Oradan sessizce ‘oğlum’de annem
Babam odasına resmini astı
Bu dünyaya beş evlat getirdin
Besleyip büyüttün bu yaşa getirdin
Bize her zaman saygı sevgi Öğrettin
Hepinizi Öksüz koydun gittin annem
Hepimiz evlendik yuvamızı kurduk
Adımların çekildi bu evin eşiğinden,
Sanki dünya eksildi en temel yerinden.
Duvarda asılı kalan o sessiz gülüşün,
Gidişin değil babam, en çok varlığın özlenen.
Sesin yankılanır hala boş odalarda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!