Çeyrek asır sonra gördün ben miyim
Bırakıp gittiğin genç ben miyim
Düşün bak hayalindeki ben miyim
Vücut benim ama ruh ben değilim
Yaklasinca elin kalbine koydun mu
Gönül kuşum uçtu gitti elinden,
Bir garip türküye daldı bıraktı.
Ayrılık şerbeti içti dilinden,
Gözyaşını sele saldı bıraktı.
Tahta atı bindim çıktım yokuşa,
Bu Kasım da Sensizim..
Bir tepedeyim ve dolunay da gökyüzü yakamoz,
Bir denizdesin ve sahil de yeryüzü yakamoz,
Taş atınca oluşan halka günyüzü yakamoz,
Bu kasım'da Sensizim,
Bıraktı
Bana bu yarayı bir Gül bıraktı
Dikeniyle kanayan bir el bıraktı
Çare lokmandadır giderim sandım
Sızısıyla dolmuş bir sol bıraktı
GÜNLERDEN PAZAR
Bugün yolum bir Mezatçıya düştü
İçimde küllenmiş alevini sordum bende
Rahiçi nedir kaç akçedir dediğimde
Gülün dikeni affedilebilir belki amma
üZeri küllüyse alınmaz dediler
Bir damda herkes uzaklara dürbünle bakıyorsa bekleniyorum dur.
Bir yerde herkes gözleri pırıltılı bakıyorsa
Geliyorum dur.
Bir anda herkes dikkat kesilip bakıyorsa konuşuluyorum dur.
Bir boyda herkes buğulu gözlerle bakıyorsa
Konuşuyorum dur.
GİTTİ
Liseli yıllarımda gençlik çağımda
Tomurcuk halinde bir güle vuruldum
Aşka dönüştürmüştüm gönül bağımda
Yürek kapını açtığıma say dedi.
,Bu sefer de karavana
Pişmanım hakim bey;
Devenin zoruna gitse de
kervanı eşşek'e çektirmek
Eşekten kervan olursa da
Bekleme deveden başı çekmek
Bana bu gece biraz sen lazımsın biraz da
Karla kaplı bir tren yolu
İnce ince karın kapladığı tren raylarında
Bir elim cebimde bir elinle elim cebimde
Önce kara basmanın
Kütür kütür sesiyle isyanı
dünyanın merkezine yolculuk.
İmtihanla denildi
Trende yer almak
istersem bedeline katlanırmısın
Sen varsan hüküm Umrumda değil Di
Sarraf hassasiyeti gibi




-
Ramazan Danış
Tüm YorumlarYorumlarınıza açığım