Uzun gecelerin lambalarını kırdım,
Gri bir is ,
ceketimin astarlarından dökülen paslı bir söz
Biz ki
ilk büyük seferini çoktan kaçırmış
Gecikmiş yolcularıydık bu toplu yanılmanın.
Bir sokağın dirseğinden dönüyor o adam,
Elinde içi buruşmuş bir mendil.
Gözlerini vitrin camlarına fırlatıyor,
Yüzü, aynalardan dökülen kırık bir filim şeridi
Hadi içelim bu kavuşma kokulu yalnızlığı,
Fabrika düdüklerinin altındaki solgun ve uykusuz kadından.
Ölüm, yakalarımıza iliştirilmiş bayat bir gazete küpürü,
Dünya ise çamurlu kaldırımlarda sürüklediğimiz,
Bağcıkları kopmuş o eski,
ağır postal...
Kayıt Tarihi : 7.11.2026 16:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!