O gözlerinde yaşamadığım baharı buldum.
Tutulur kalırım diye, bakmaya korktum.
İste yeter! Yıldızları ellerinde toplarım.
Böyle yıllar yılı, için için yanarım.
Ayrılıktan korktu hep, içimdeki sevgi.
Marifet aşık olmak değil, o aşkı yürütmekti.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




dediler
-bu ne sevda
dedimki
-platonik
sordular
nasıl sevdalısın sen
söyledim
-melankolik
dediler
-bu zaman da ha
güldüler
-hah hah hah haaa
BİR İNSAN HAYATTA EN ÇOK KAÇ BÜYÜK AŞK YAŞAR?
VE KAÇ PLATONİK AŞK'A TUTULUR?...
AMA GERÇEK AŞK....
ÖYLE KARŞILIKLI CANIM CİCİM AŞKLARDAN BAHSETMİYORUM...
AŞKI YAŞAYAN BİLİR ELBET, BU SORULARIN CEVABINI DA İYİ BİLİR...
YANİ ÖNEMLİ OLAN AŞK UĞRUNA ÖLMEK DE DEĞİL.
YA DA UĞRUNA ÖLECEK SEVGİLİ DE BULMAK DEĞİL...
BENCE HEPSİ SIRADAN....
NERDE BU DEVİR DE BU ZAMAN DA...ÖYLE
KOLAY Kİ AŞKLAR!..MESELA ADAM BİR KIZ'A AŞIK OLUYOR; BAKIYOR Kİ İMKANSIZ, HEMEN CÖZÜM ARIYOR YANİ İŞİN KOLAY TARAFINDA HAREKET EDİYOR YA ÖLÜM'Ü DENİYOR YA DA AŞKINI ÖLDÜRÜYOR...
AŞK DEDİĞİN ÖYLE KOLAY OLMAMALI ARKADAŞ!...
SEVDİN Mİ ÖYLE SEVECEKSİN Kİ,
BÜTÜN BENLİĞİNİ SARMALI AŞK...
İÇİNDE BİR DÜNYA OLUŞMALI MESELA....
AŞK İÇİN YAŞAMA DÜNYASI....
AŞKIN YÜCELİĞİ SEN DE KALMALI...
KAYBEDECEK HİÇ BİR ŞEYİN YOK ÇÜNKÜ...
ÇÜNKÜ İLK BAŞTA ZATEN KAYBEDİYORSUN, ELİNDE TUTMAN KEREKEN TUTANAKLARI...
VE AŞK, İÇİNDE BİR DÜNYA BÜYÜKLÜĞÜNDE OLMALI...YANMALI İÇİNDE ..DIŞINA TAŞMALI...YERYÜZÜNE AKMALI....BELKİ O ZAMAN KIRINTILARINI TOPLARIN AŞKIN...
BEN BÖYLE YAŞIYORUM KÜNKÜ AŞKI.....
SİZ YİNE DE İSTEDİĞİNİZ GİBİ YAŞAYIN TABİİ!...
KUTLARIM GÜZEL ŞİRİNİZİ...
TÜM PALATONİK AŞKLAR YAŞAYANLARA,
SELAM SEVGİ VE SAYGILARIMLA...
Ayrılıktan korktu hep, içimdeki sevgi.
Marifet aşık olmak değil, o aşkı yürütmekti.
Ayrılıklara, hüzünlere, çadır kurmak istedi.
Hep içinde yaşattı, seni senden gizlice sevdi
Çok doğru aşkı yürütmek en zor olanı harika bir şiir kutlarım saygılarımla
'Marifet aşık olmak değil, o aşkı yürütmekti.'
İşte bütün mesele burada:)))
özlem fırtınasına tutulmuş dizeler... güzel şiire ve şairine tebrikler...
Tebrikler,saygılar.
Çölde yürümek gibidir aşk; insan yürüdükçe seraplara boğulur... Kutluyorum şiirnizi selam ve saygılar.
çok duygulu olmuş.ulaşamadığın aşkı anlatmışsın.
aylara yıllara derken uzun zamanı kasdediyorsun ama sadece biri yeterli olurdu kanısındayım.
yukarıdaki mısralarda da rastladığım aynı uzatmalar, bütünlüğü biraz sarsmış. anlatmak istediklerini daha net ifade etmelisin. şiirin anlamı da bu değilmidir...yüreğine sağlık bir tanem.
Bu şiir ile ilgili 18 tane yorum bulunmakta