Bilir misin yüceler yücesi tanrı
Şarap ne zaman coşturur içenleri?
Pazar, pazartesi, salı, çarşambe, perşembe,
Bir de cuma, cumartesi günleri....
Cumaya hazırlatır Perşembe her mümini
Mümine el uzatır karartmaz ümidini
Hüznüm;
Belki çözülür bir gün bu kördüğüm…
Her ne kadar yaşamaya meyil etsem de,
Ölmekten o kadar alacaklıyım.
Hüznüm;
Bugün günlerden Perşembe,
Ben artık istemesem bile,
Bütün uğursuz günler,
Dedemin öldüğü gün ki kadar Perşembe.
Felsefê-i Hak
Hak etmeyen insana hak etmediği gibi davrananlar, hak ettikleri şeyleri hak etmezler.
(22-Mayıs-2014-Perşembe)
Takvimlerden bir gün daha bitti, bilmem kaç bininci perşembe
Ve ben, yarınım sen olsun diye
Bu ak çatılı kasabadan, çocuk renkli bir kuş uçurdum gözlerinin kahvesine...
S.Güler-23.4.2015
Gökte öyle dalgalanırsın bayrak,
Kanımız sana renk vermiş akarak.
20 Mart 1996 Perşembe
Şu hüzün denilen illet
Senden başlar sana gider
Ne perşembe anladı
Ne ondan öncekiler
Fırsat kollayanlara, kapıları açmayın,
Varsa eğer sırınız, ortalığa saçmayın,
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir,
Perşembe geldiğinde, geri geri kaçmayın.
Perşembe geldi diyorlar
Onu tutmak istiyorlar
Perşembeler gitmez ise
Cuma gelmez bilmiyorlar
Günaydın bugün
Bugün çarşambanın hatırsızı, yine ne idiğü belirsiz perşembe
Bugün doğumsuz, aşksız, yarsız cumaya aşeren yalancı gebe...
S.Güler-20.8.2015
Bu can, daha kaç mübarek Cuma'yı yaşarken görecek?
Zamanı tükenirken, neyi, kimi neden, niçin bekleyecek?
Hiç bir şeye sahip olmadan, gerçek sahibi nasıl bilecek?
Kim bilir, belki de bir perşembe akşamı vedasını edecek!
Perşembe dünde kaldı
Yerini Cuma aldı
Cumaya müdrik olmak
Arzu edilen haldı.
Gün günlerden Perşembe
Sanma her şey toz pembe
Herkes fıtrata tabi
Bu da benim düşüm be.
Gün günlerden Perşembe
Sırt dönmeyin edebe
İnsanlığı şüpheli
Kim yaşarsa debdebe
Gün günlerden Pazartesi
Salıdır onun ötesi
Çarşamba Perşembe Cuma
Sonra gelir Cumartesi
Salı ile sallandık
Çarşambayla hallandık
Perşembe bal arısı
Cuma ile ballandık
Günlerden on üç ekim, cumanın doğuranı gebe perşembe
Bir elimde pamuk tepeler olacak bir elimde cennet gülpembe
Dilimde damağımda denizin suyu, yükselişlerim diplerde göçebe...
S.Güler-13.10.2016
...mağlubiyet, hep mağlubiyet ezelden beri
ecelden beri aidiyet, yanık dar-ı dünyaya...
22.08.2013 Perşembe, 00:10
Asi olmuş bir kere, Tanrı’ya karşı şeytan,
Hesap günü var diye, çekinir mi günahtan.
18 Şubat 1999-Perşembe / İzmir
Bir zıpla, iki zıpla, uç bakalım çekirge,
Lakin üçten kork diyor, sana bu yaşlı bilge.
14 Nisan 2005 – Perşembe / İZMİR
Dün gece son kez ağladım,
Karar verdim,
Ve ateşi söndürdüm...
(19/05/2005, Perşembe, Kozyatağı)
Her sözcük bir
meteortaşı
çarpar yüreğine şairin
21 Mart 2004, Londra, İngiltere
www.bulentozcan.com
Kaynak: Avrupa, Haftalık Gazete, 24 Haziran 2004 Perşembe, Londra, İngiltere
Ne çıkar olmasın mekânım, ekmeğim aşım
birgün musalla taşına değecek ya başım;
ruhla beden ayrılır, toprak olur naaşım
başımda olmasa da olur mermerden taşım...
çok eski bir şiir, kayıt tarihi:
26/Şubat/2010/perşembe
Felsefe-î Ayna
Ay aynadır, sen dünyâ
Pêki güneş kimdir ya?
(22-Mayıs-2014-Perşembe)
Ankara'da bir sokak,Adı Umut sokağı,
Bu sokakta iki umutsuz insan.
Günlerden Perşembe,
Tarih Yirmisekiz Nisan.
Ank.Hacettepe 28.04.1972
Fitneci münafık yatar kalkar nafile.
Ondan bîzâr eder, öteki yüzü bile.
Münafık zor insan, ifade gelmez dile.
Dünyası aydınlık, öbür taraf hep çile.
15 Temmuz 2004 Perşembe, Danimarka-Køge 00.32 *6+7
Kanayan yarama dert merhemi sürülür.
Neşteriyle hüzün devi tabibim olmuş.
Şu divane gönlüm gamdan gama sürülür.
Vurmuş o gözlerin, ecel sebebim olmuş.
11 Mart 2004 Perşembe, Danimarka-Koge 00.40
6+7
AĞRI
Hangi ağrı seni senden eder..
Hangi ağrı,seni senden alır da gider
15 Aralık 2014 Perşembe (seher vakti) – Ahimesud -Alsancak
Tek kelimeden ibaret bazen hayat
Yalnızlık...
11 ŞUBAT 2016 PERŞEMBE
DOĞUBAYAZIT
Mükemmel insan, kendini Rabbinde bulandır.
Kaçarak benlikden, yüce Rabbe sokulandır.
'Kendini bilen Rabbini bilir ' der peygamber.
Hakk'ı bilen etrafa hep saçar misk-ü amber.
11 Mart 2004 Perşembe, Danimarka-Køge 22.42
8+6
Yıkık kentimin sokakların dan
Çek ayak seslerini
Üfle gözlerimin girdabına
Barış gelsin
15 ocak 2015
Perşembe s 01:22
Marifet yaşamak değil, yaşar hayvan da!
Marifet, dimdik kalmak, su alıp batsan da.
Boş laflar edip, su dövme köpük havanda!
Ayağın yere bassın hep, gezme tavanda!
19 Şubat 2004 Perşembe, Danimarka-Køge18:32
3+5+5
Sen varsın ya içimde, bitmeyen sonsuz çilem,
Başka bir dert tanımam, yıkılsa dünya alem.
Kimse bilmez bu derdi, yalnızca bana ait,
Ne Mecnun ah eyledi, ne yandı böyle Kerem.
28 Mart 1985 – Perşembe / Ankara
Israrın anlamı yok, kalmamışsa bir umut,
Yalvarmak yok bir daha, boyun bükmek veyahut.
Ben gurbet çocuğuyum, katlanırım buna da,
Bakma ağladığıma, git artık beni unut!
29 Mayıs 1986 - Perşembe / Ankara
Çarşambanın ince vedası, gün yine perşembe
Topladım eşyalarımı, önümü ardımı, içimi dışımı
Ama sana gelmiyorum, gelmem de, hiç endişe etme
Ömürde bir mahzen dahadır, bugün günlerden göçebe...
30.3.2017
İnsanoğlu gülden nazik taşdan sert,
Zehir yutar ona gine aş gelir.
Çeker çeker bitmez tazelenir dert,
Kul başına türlü türlü iş gelir.
25-Mart-1995-Perşembe
Âşık Rifat KURTOĞLU - ÇORUM
Mübarek Ramazanda pideleri kabartın.
Araba altınızda, yolculuğu abartın.
Millet burada beklesin çabuk gelirler diye
Gezin; Ankara, Tokat, Terme, Sinop ve Bartın.
Sezayi TUĞLA (30 Haziran 2016 Perşembe)
Ordan burdan peydahlanan kürükler,
Katır gezip tay sanmasın kendini.
Yağmur yağıp kapandıkça yarıklar,
Dürzü deyyus bey sanmasın kendini.
Âşık Rifat KURTOĞLU - ÇORUM
5-Aralık-2013-Perşembe
Dükkancı dede haber salmış
Azrail yolum kesmiş
Hıçkırıklar boynuma dolanmış
Oy nideyim oy!
28.08.2014
Perşembe
Ağla gözüm bir daha, nasılsa bu kaderin,
Giden gözyaşın olsun, beraberinde yârin.
Üst üste hep ayrılık, denmiş alın yazına,
Silmenin mümkünü yok; öyle net, öyle derin.
14 Eylül 1989-Perşembe/ Ödemiş
İstemem senden başka, yaşamaya bir şehir,
Taşı toprağı altın, olsa türlü cevahir.
Şimdi gurbet eldeyim, ama bir gün mutlaka,
Döneceğim sana ben, sılamsın canım İzmir!
23 Ekim 1986- Perşembe / Ankara
Gönlüme ateş düştü, ayrılık ölümden zor,
Aslı’nın yokluğunu, git bir de Kerem’e sor,
Katlandım her acıya, uydurup bir teselli,
Başka çare yok dostum, hayat devam ediyor.
26 Mart 1987 – Perşembe / Ankara
Dağlarda gül, bağda gül
Bahçelerde açan gül
Siz hep bir yana durun
Özümdedir gerçek “GÜL”
11.04.1996 Perşembe.
Yaktım tüm gemileri, dönüş yok bu seferden,
Arama artık beni, mazideki günlerden.
Kapattım o defteri, koydum tozlu bir rafa,
Kendime bir yol çizdim, senin bittiğin yerden.
16 Mart 1989 – Perşembe / Ankara
Es durma es hışmınla, dağıt her şeyi rüzgâr,
Açtım kara bağrımı, sana sonuna kadar.
Al götür efkârımı, başımdan uzaklara,
Getirme sakın geri, sürükle diyar diyar...
11 Mart 2004 – Perşembe / İzmir
Sen misin yine orda, hayal meyal gördüğüm?
Gözlerine aldanıp, gençliğimi verdiğim.
Anladım mümkün değil, senden vazgeçebilmek,
Bağlanmışım bir kere, sıkı sıkı kördüğüm.
24 Mart 1988 – Perşembe / Ankara
Ne söylesen haklısın, vurgunum ya ben sana,
Delin divanen olup, düşmüşüm bak ardına,
Dönüp bakmasan dahi, bileyim ki o sensin,
Bu kadarı da yeter, benim için amenna.
28 Eylül 1989- Perşembe / Ankara
Sus hiçbir şey söyleme, bırak yaram sancısın,
Sana bir minnetim yok, bana Tanrı acısın.
İnanmam hiç boşuna, dil dökme boyun büküp,
Sen benim tanıdığım, en büyük yalancısın.
25 Ağustos 1988 – Perşembe / Ödemiş



