Kaç baharın özlemini sığdırdık gönlümüze
Büyüttük bir çocuk gibi sevdamızı,
Ne 14 Şubatlar geçti de sensiz…
Canım hiç bu kadar yanmadı.
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




insanın birden fazla çocuğu olur ve hepside çok ama çok değerlidir ;) ve insan vefasızda olsa çocuklarını sever...
hayrettin türk
Çok güzel ve çok manidar bir şiir.Yüreğinize sağlık.Tam puan..........................Halil Şakir Taşçıoğlu
Yüreğine sağlık..
'Ne 14 Şubatlar geçti de sensiz…
Canım hiç bu kadar yanmadı'
İki satır, Bir beyitle izah etmiş nasıl yalnızlığın nasıl yaraladığını...Sorulmadığını...
Tebrikler...
Paylaşım için teşekkürler...
Mehmet Gözükara
Ne 14 Şubatlar geçti de sensiz…
Canım hiç bu kadar yanmadı.
.........................................
vurmuş şiir sol yanın dan14şubatı ..harikaydı hemde çok..
yok
heyülası tükenmişse yıldızların ey hüzün
sana susmakak da konuşmak da haram
yalnız ve yalnız çıkıp gitmen gerek ölümcül yanımdan
neden resimlerine bakınca hüznün yüzünü görüyorum
ruhunun başka gıdası ya da hazzı yokmu
Hiç bir perde bir daha açılmamak üzere kapanmaz sevgili şair ....
Ve her açılış taze umutlardır ve her açılış mevsimi bahardır ...
Yüreğine sağlık olsun ....
14 Şubatın nerede ve nasıl ve hangi mevsimde kapıyı çalacağını kim bilebilir ki?
Umarım sevda tohumunu bitek topraklara ekersin.
Yüreğin ve kalemin susmasın.
Sevgiler kardeşime.
Damladı ateş gibi içime, Tebrikler..
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta