Pepe'nin Halleri
I. Pepe’nin adının konmasıdır.
Biri yerde, biri gökte,
İki ayın aynı vakitte,
Karanlığı aydınlattığı gece,
Bir hâl olur.
Gencin dili tutulur.
Okunur, üflenir, göz yaşı dökülür.
Korku tasından su içirilir.
Hekimlerden medet umulur.
Çare yok, adı konacaktır.
Kays nasıl Mecnun olduysa,
Ona da Pepe denir.
-Pepe’nin adı böyle verilir-
II. Pepenin derdine deva aramasıdır.
Derdine deva olsun diye
Bir bilge salık verilir Pepe’ye.
Yedi dağ aşımı mesafede,
Ceylanlarla sırtlanların birlikteliğine aracı olmuştur.
Bir ölüm kaldı çaresini bulmadığı, denir.
Her derdin devasını bilir.
Demir çarık demir asa
Yedi vakit, yedi dağ aşımı,
Yollardadır Pepe, dili gibi, ağır aksak.
Vakit kemâle erdiğinde,
Bir ulu eşikte,
Düşünür Pepe;
-bir bilgeye bilgeliğine karşılık ne verilir-
III. Pepenin bilge ile buluşmasıdır.
Üç insan bilirim, dedi bilge
Şüphe yoktur her üçünün de bilgeliğinde.
Biri; daha iyi konuşmak için koydu taşı dilinin altına
Diğeri; daha kötü konuşmamak için
Bir diğeri; Yed-i Beyzâ sahibi,
Dua ile çözdü dilini.
Peki sen hangisi olmak istersin.
Düşlerinde hep çöl gördüğünü hatırladı Pepe
Ve anladı;
-bir bilgeye bilgeliğine karşılık ancak gönül verilir-
IV. Pepe’nin Musa’nın asasını aramasıdır.
Pepe’nin dili çözülmelidir.
Dokunursa Musa’nın asasına,
Çözülür dili Pepe’nin.
Bir nehir gibi akar cümleler,
Mührü kırılmamış dudaklarından.
Yinede kelimelerin kifâyetsizliğini en iyi Pepe bilir.
Pepe’nin dili çözülmelidir.
Konuşursa pepe,
Söyleyecektir günün aydınlığında gördüklerini,
Düşlediklerini.
Çünkü en iyi o bilir;
Ay parlaklığında bir güzelin,
Nasıl yıldız yağar gözlerine.
-bunlar Pepe’nin halleridir-
V. Pepenin şükretmesidir.
Musa’nın asası diye
Tih çölünde,
Kırk vakit dolaştı pepe.
Kılı kırk yardı.
Üçler, Yediler, Kırklar ile yarenlik etti.
Kırk derdin kırk devâsı olduğunu,
Kırk devânın kırk derde mübtelâ olduğunu bildi.
En sonunda Pepe,
Dilinin altında
Şükrü buldu.
-bu Pepe’nin son halidir-
VI. Pepe’nin Ay ile buluşması ve dilinin çözülmesidir.
Demir çarık, demir asa eskidi.
Pepe yalın ayak Ay’ın huzuruna geldi.
Çözüldü dili ve Pepe dedi;
Ben Pepe’yim.
Bir fakir benî-âdemim.
Sen ki,
Gönle aydınlık bildiğimsin,
Uğruna çöllerde gezdiğimsin.
İn misin, cin misin,
Yoksa Leylâ’nın kardeşi misin
Ay gülümsedi ve beden diliyle dedi;
Ben, benim.
Ayın aydınlığından gelir ismim.
Ne Leylâ’yı ne de seni bilirim.
Çünkü ben daha doğmadan,
Lâl olmuş dilim.
-bu Pepe’nin gözyaşı dökmesidir-
Kayıt Tarihi : 30.11.2012 23:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!