Gözümüzü dikmiştik güzel yarınlara,
Yürüyorduk el ele, sevda yollarına.
Nasıl kıydın bilmem ki geçen o yıllara?
Bir çırpıda yok ettin bütün umutları.
Seninle kurulmuştu en güzel hayaller,
Şimdi bomboş kaldı bak uzanan bu eller.
Arkamızdan ağlıyor estiğimiz yeller,
Bir çırpıda yok ettin bütün umutları.
Beni hiç düşünmedin, görmedin halimi,
Kendi ellerinle bak, kırdın şu kalbimi.
Sessizliğe gömdün sen benim feryadımı,
Bizi hiç acımadan karanlığa attın.
Ne güzel günlerimiz, ne düşlerimiz vardı,
Seninle bu koca dünya bana dar gelirdi.
Gönlümün sarayında tek bir sultan vardı,
Onu da kendi ellerinle yıkıp gittin.
Oysa ne heyecanla çıkmıştık biz yola,
Ruhumuz bürünmüştü sevgiyle o mala.
Bir ömür söz vermişken, sığınmışken kola,
Nikah tarihi aldığımız günü de yok ettin.
İmza atacakken biz ebedi saadete,
Nasıl kurban eyledin aşkı bu lanete?
Yüreğimi düşürdün bitmez bir hayrete,
Gözümüzün nuru olan o günü yok ettin.
Soruyorum kendime, hiç mi acımadın?
Neden bizim aşkımıza sahip çıkmadın?
Feryadımı duyup da geri bakmadın,
Can evimden vurdun beni, hiç acımadın.
Biz diye bir şey vardı, kutsaldı gözümde,
Yalan yoktu, hile yoktu benim sözümde.
Şimdi derin bir sızı kaldı özümde,
Bizi hiç acımadan ateşe fırlattın.
Anlamıyorum, neden kıydın sen canına?
Yakışır mıydı bu sevda senin şanına?
Bırakıp da gittin beni dert kervanına,
Neden böyle acımasızca canına kıydın?
Neden bıraktın beni bu dertle baş başa?
Yazık değil miydi dökülen bu gözyaşa?
Adını feryat feryat kazıdım ben taşa,
Cevapsız sorularla beni yalnız bıraktın.
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 17:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!