elinden şiir, şiirden aşk akıtan bir ressam olsaydım
ah olsaydım sonsuz burgusuz
yüzüne çizmek isterdim kalp atışımı
parmaklarımı omuzlarına
yanağında kara kalem çalışıp
saflığı hissederdim arsız teninde
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Gördü herkes gökte yarıştı iki ışık
Birbirine kavuştu iki ışık
sezai karakoç...
belki de şairlerin yazmak istedikleri şiir , ressamların çizmek istediği resim böyle bir şeydir...
ışığın, yol arkadaşı olacak ışığı arayışı....
şair işte..hayallerin ve uzakların peşinde..koş koş çocuk..koş koş doru tay...
elindeki kalem her şeyi sanki...yerine göre ip,yerine göre top,yerine göre nehir...yerine göre de yar yüzü çizen grafit!..hem de her yere...
kutladım selam ve sevgiyle..
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta