Trabzon’umu özledim taşını, toprağını,
Köyümü özeldim ağaçlarını, havasını,
Arabamı özledim tahtadan tekeri, direksiyonunu,
Kara lastiği özledim koşarken ayağımdan çıkmasını…
Yaylayı özledim ayıların gürleyen seslerini,
Kalifimi özledim soba mı yakıp, fındık kavurmayı,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta