Yüreğimden geçen atlılar
İncitmesinler nallarıyla
Alnındaki kırgın saçlarını
Özlemini hissetmesin
Toprağın çimeni
Düşündürsün
Nedir ölmek
Nedir dövüşebilmek
Siyah tayınlar içinde
Tatlı sevişebilmek nedir
Korkuluk korku vermez insana
İnsan korktuğu için
Korku verir korkuluğa
Kendi korkularına yaslanmak için
Düşmemek için
Korkunç karanlığına
Zihin labirentinin
Sorgulanmamak için
Yüzüstü
Bir postal darbesi daha
Yememek için
Mutlak susacaksın
Parmak uçlarından akacak
Alnındaki ter
Fayrap sevişen kadınlar bile
Korkacak tuzlu etinden
Seni bir kayık sallandıracak
Göğsün yaklaşacak göğe
Gök yarıldıkça yarılacak
Pembeleşince hele bir de
Zihnin o berrak sahnede
Varolmak neymiş onu anlayacak
Yüzen dağlar
Kıpkızıl ova
Ve korkunç bir ses
Değecek kulaklarımıza
Bitti diyecek
Gel korkuyu verenin korkusuna
Daldır bedenini
Ufkuna mehtabın
Seyret kadehlerde çınlayan
Berrak iniltiyi
Uyku
Paslı musluklardan akıyor
Boş koridorlar sesliyor
Gecenin korkunç aksını
Çıplak ayaklar
Yapışıyor beton zeminlere
Yavaşça yaklaşıyor bize
O büyük inançla
Özlediğimiz yer
12.06.26 02.40
Emir TaşovaKayıt Tarihi : 26.07.2026 03:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!