Hakikat ne diye gezdim alemi
Boşaymış göğsüme sardım elemi
Duymadan koynumda atan kalbimi
Akıllar hikmeti bulur mu sandın
Keramet ararsan bakma aynaya
Öğretmen, ana demek, baba demek.
Ana gibi merhamet, baba gibi sırtını verdiğin dağ, doğruluk, mertlik,
bilgelik demek, bilimin kapısını aralayan demek.
Karanlık yollarda yolumuzu aydınlatan ışık, tam düşecekken
tutunduğumuz el demek.
Toros dağları gibi heybet, Çukurova gibi şefkat, Akdeniz gibi ufuk
Bizlere emanet bu kutlu vatan
Oku diyor yerleri göğü yaratan
Bilimde ahlakta her zaman öndeyiz
imam hatip fen ve sosyal lisesiyiz biz
Çiğ düşmüş dut yaprağında
Saksımda gül toprağında
Yüreğimin otağında
Köşkümde seni bulurum
Sen var iken hazan değmez
Yüreğinde vatan aşkı
Ruhunda büyük Turan
Ay yıldızlı bir bayraksın
Gönderde dalgalanan
Sağ eldeki bozkurt gibi
Göğe doğru uzanan
Geçiyormuş sayılı zaman
Ömürden ağır ağır
Bir bakmışsın farketmeden
Sona gelmiş bitmiş ömür
Ne gül kalmış ne de gonca
Yüreğime ateş düştü görünce
Sandım yeni doğdum seni sevince
Yazlar bitip güz ayları gelince
Attı poyraz sele beni sevdiğim
Boranmıydı senin vatanın yurdun
Bu hayatın kanunu bu yaşıyorsan vazgeçemezsin
Kimler geldi kimler geçti bu bayrağı düşüremezsin
Sana emanet vatanı ölsen bile terkedemezsin
Başı kınalı yiğitler dönmedi sen de dönemezsin
Dağlar yürür hele bakın toprak nasıl ayaklanıyor
Sonbahar,
Kışa ramak kala başlangıcı
Üşümelerin.
Canhıraş yakarışı,
Unutulmadan son bir canhavli
Sevdaların.
Geceler ayaz üşütür
Kırağı bağlar kipriği
Ülküsü Turan düşüdür
Nerede şimdi sevdiği
Uzanmış yerde yatıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!