Ozan Ahmet Poyrazoğlu 1951 yılında Van Erciş'te doğdu . İlk orta lise ve öğretmen okulunu burada bitirdi. Daha sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi açık öğretim Fakültesinden mezun oldu. 13 yıl Van yöresinde öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul'a tayin oldu. 12 yıl da İstanbul'da çalıştıktan sonra 1998 yılında emekli oldu. Evli ve iki çocuk babasıdır. İstanbul Halk Ozanları Derneği Başkanıdır. Ercişli Âşık Emrah ile Selbihan Derdi yâr ile Gül Handân Köroğlu Necip Bey Yaralı Mahmut gibi hikayeleri unutulmuşluktan kurtarmıştır. Ozan Ahmet Poyrazoğlu katıldığı çok sayıda yarışmanın yanısıra 2 sinema filmi 20 kaset 6 plak yapmıştır .
Ozan Ahmet Poyrazoğlu Bir Heybe Şiir adlı şiir kitabıyla da dikkatleri üzerine çekerken Trt Müzikte Ozanlar Harmanı adlı 26 bölüm pragram yaptı.
Ekin Türk tv de iki yıl Poyraz Yeli adlı Ozanlar programını sürdürdü.
Yurt genelinde devamlı konser Şölenlerine katılmaktadır.
Ayriyeten
19 14 - 1915 Van Erciş yöresinde Ermenilerin yaptığı katliamlarla ilgili ağıtlar derledi. İtina ile hazırladığı bu derleme şu an basıma hazırdır..
Sahiplerini Arayan şiirler ve Türküler adlı geniş bir çalışması var.
Güçlü bir doğaçlama yeteneği ile birlikte saza ve söze hâkimiyetiyle takdire şayan bir halk ozanıdır.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!