Sözler dolanıp dururdu her mevsim. Biz, kelebeklerle yaşardık her şeyi, yaşardık ve şarkılar yetmezdi sevdalarımıza. Kurutulmuş kelebekler gibi dizilirdik, kitapların tozlu sayfaları arasında.
Buyruklar karşılamaya başlayınca gençliğimizi, anladık orada her mevsim boğazımıza tıkılan sözlerin anlamını.
Bir hiç üzre yaşamakmış, ürpertisiz ve hayreti eksik bırakan lokmalarla azıklanmakmış şiir.
Ve şair, sefaletinden saltanatlar devşiren bir aylak,
İşte: Kurak bir mevsimden asma bahçeleri,
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını