Osman Yazlık Şiirleri

7

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

1988 tarihinde Van'ın değirmen köyünde hayata gözlerini açan şair, ilk ve orta öğrenimini van'da tamamlamıştır. Lisans öğrenimi için Antalya'ya giden şair, sivil havacılık eğitimini tamamlayıp Türk Silahlı Kuvvetler bünyesinde Jandarma Subayı olarak görev almıştır. 2016 yılında silahlı kuvvetlerden ayrılan şair Van'da özel bir şirkette istihdam edilmektedir.

Osman Yazlık

Canı cehenneme rahat uyuyanın

Kapısını örtenin perdesini çekenin

Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın

Devamını Oku
Osman Yazlık

Gâiblerden bir ses geldi: Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...

Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!

Devamını Oku
Osman Yazlık

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;

Devamını Oku
Osman Yazlık

Sevginin meratiplerinin dereke ve dereceleri vardır. MUHABBET, AŞK ve DERT.
Muhabbet odur ki; mahbubunu görünce mesrur ve mutlu, göremeyince kaydında değildir...
Aşk odur ki; mahbubunu görünce mesrur, mutlu ve bahtiyardır, göremeyince de mahzun.
Dert odur ki; mahbubunu görünce yani onunla visalde de, firakte de mahzundur.
Allah sana servet ihsan etmişse, onu Allah’ın razı olacağı yerlere sarfet. İnsan, nimeti arttıkça, şükrünü arttırmalı. Şükür etmeyenlerin kalbine dalgınlık gelir. Bunların dilleri zikrullaha, kalpleri de huzura kavuşamaz. Bazen Namazda veya Oruçta Bulamadığın Feyzi, Belâ ve Mihnette Bulursun.
İNSAN SÖYLEDİKLERİNİ DEĞİL, SÖYLEYEMEDİKLERİNİ ANLAYAN BİRİSİNE DAHA ÇOK İHTİYAÇ DUYAR.

Devamını Oku
Osman Yazlık

Kanaat et, sabır ile çık yola!
Kanaat edenler, hazine bula.

Sabr eden kulunu, Rabbimiz sever,
Kur’an-ı kerimde, onları över.

Devamını Oku
Osman Yazlık

Sabrın sonu selâmet,
Sabır hayra alâmet.
Belâ sana kahretsin;
Sen belâya selâm et!

Felâh mı, onda felâh,

Devamını Oku
Osman Yazlık

Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!

Devamını Oku