Elim gitme olur mektup yazmaya
Bir metre toprak yok mezar kazmaya
Ürpertir içimi mazgalın sesi
Ensemde duruyor ölüm nefesi
İnsan terketmeli şetani huyu
Uçuruman sonra karanlık kuyu
Taranır bedenim kolaysa uyu
Uykular kaçıyor gece yarısı
Sular bulanıktır yoktur içecek
İnsan terk etmeli şeytani ruhu
Uçurumdan sonra karanlık kuyu
Taranır bedenim kolaysa uyu
Uykular kaçıyor gece yarısı
Sular bulanıktır yoktur içecek
Hasret kapımı çaldı
Bende ki seni aldı
Gönülde yara kaldı
Gel bir dedim gelmedin
Acılar beni buldu
Elem çekme deli gönül dünyada
Bir gün bu acılar çıkarda gider
Ağlasan inlesen cana ne fayda
Günler hayatında uçarda gider
Akşam olur sensiz aynalar solar
Ayrılık gönlümde bir hüzün gibi
Özlemlerin beni yakarda gider
Seherde gökyüzü al yüzün gibi
Baktıkça bağrımı yakarda gider
Renkleri başkadır gökkuşağının
Özümü sorarsan senin özündür
Doyulmaz tatlı söz senin sözündür
En yumuşak yastık senin dizindir
Artık baş koyacak yastık kalmadı
Bebekken kanadın kuşattı beni
Yanımdasın ama ellerin uzak
Gönüle kurulmuş hasretten tuzak
Biz bu sevdamızı nereye yazak
Bedenin yanımda ruhun çok uzak
Sen grelmeden gittin benden
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Seni seviyorum
diye haykırmak isiyorum
bu da ne çok oldu ama
nerden çıktı diye sorma
Çocukken yüreğin hasreti tattı
Kader sevdiğini uzağa attı
Acılar ruhunu erken kuşattı
Ruhlar ecı ile büyürmüş yavrum
Zihninden geçeni kimse bilemez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!