Mevsim sonbahar kışa dayandı
Yaprakların rengi sarı boyandı
Severek ayrı olmak asıl koyandı
Gözü yaşlı bekleyenim var benim
Sevenler ayrı koymak zulümdür
Ben gidersem adım kalır
Sevenlere çöker kahır
Yüreğimde yazılı sır
Benim ile ölür bir gün
Neyleyim sensiz köşleri
Nefreti bilmem yüreğim sevgi dolu
Şiddet bilmem yolum aşıklar yolu
Kimse çözemedi bu garip kulu
Kulların içinde Beyaz Gölge'yim
Aşkta doyulur mu bahara yaza
Dinmedi gözümde hüzünlü bakış
Damarlar kurudu olmuyor akış
Küllenmiş ateşten bir ateş yakış
Sen olmadan asla yanmaz bilirsin
Herkes sordu bana n'oldu sana
Yanağına vuran seher yreliim
Yüzüne düşen saçın teliyim
Leyla'sız Mecnun'dan daha deliyim
Vahasız çöllere bırakma beni
Mazi defterinde yırtık yaprağım
Ne zormuş bir bilsen
Bakışlarının derinlerinde boğulmak
Saçlarının her bir teline
Birer umut bağlamak
Kirpiklerinin arasına
Güneşi sıkıştırmak
Kalbimde aşkın var gönlümde ateş
Öyle bir ruh sevdim ki ruhuma eş
Dilime vuruyor gönül ateşi
Beni sever mi ki ruhumun eşi
Arzular bedeni sarmış kuşatmış
Hayaller umutlar bir bir tükendi
Ruhuma sürekli acılar bindi
Mutluluk yağmuru yağmadan dindi
Benim kaderimde mutluluk yokmuş
Yarın yarın diye sabırla durdum
Ellerinden sıcak bir çay içseydim
Şekersiz olsa da tadı başkadır
Rüzgar olup gözlerinden geçseydim
Gözlerinde aşkın tadı başkadır
Kalp ateşle yansa yansa tutuşsa
Baykuş olup daldan dala konamam
Mecnun olup Leyla'sına yanamam
Aşk şarabın içsem yine kanamam
Bu aşkın sırrına eremez oldum
Hep tozludur yürüdüğüm yollarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!