seherle gülüştüm akşam abattım
sürülmeme sebep fermanım sensin
dert aldım elinden mutluluk sattım
düşlerim dövülen harmanım sensin
gece yalnızlıkmış gündüz karmaşa
Gürüldemiş gökler su vermiş dağlar
Böylece başlamış o Nuh tufanı
Geçiyor seneler geçiyor çağlar
Hak yoldan ayrılıp vurma kafanı
Gece ile gündüz seni süzüyor
Tatil bitip meclis açıldı sanma
Açılan kıçımız görmez misiniz
Ahlak firar etti din de göç etti
Gidişat nereye sormaz mısınız
Kerpetenle söküyorlar düşleri
kapkara bir mahzen olan yüreğim
imanı yıllatan gizli güce bak
her yeri ışıtan yaşam kaynağı
güneş örten atlas gibi gece bak
nefse teslim olma ne derse diret
-Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'na ithaf olunur-
kendimi tahliye ediyorum
kıpkızıl yokluktan
ince bir sızı çekip adıma
sana bakıyorum
masmavi bakışla
güneşle öpüşen yağmur misâli
sele döndü duygularım gör beni
her darda kaldıkça hıdırın eli
bataklıkta çiçek gibi der beni
kaldırmaz bu gamı başka bir beden
gökyüzünü ben çalmadım
yemin billah bende değil
bende yalnızca bir bulut var
o da hediye
bir kız verdi
gözlerinden alıp
saatler mübaşir
dakikalar taş kesilir
konuşur aylak bakışlar
renkleri dinamitlenmiş gecede
kana susamış namlulara bakıp
neyi hatırlar
isyanım mavi suların beyaz gemilerine ve güneşe
neşe saçan şiirlere
belki de
yırtık yanlarımdan çıkar sağlamaya çalışan hükümetlere
kürtlere ve dertlere sıkışan memleketlere
kaç amerika yardıma koşar dostum
Şaha kalkmış kişner ak bir küheylan
Gemini azıya alan hayatta
Kim kimin derdini dinliyor candan
Bir gül gibi açıp solan hayatta
Dünya uğrak yeri her yolcu için




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!