yirmi dört mart iki bin üç, İstanbul.
Öyledir işte azizim, basit kafiyeler kadar
Her gece nükseden hatırana sığınırım
Affola, genç yaşta ihtiyarlamış bir şair bozuntusu olarak kalacağım
Bu koca gezegende hayalim olmadan ilk defa yatmayacağım
Bulantılar silahlarla basacak aklımızı
Silemeden henüz terimiz kalacak, yere değecek alnımız
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta