Orhan Bağcı Şiirleri - Şair Orhan Bağcı

1988 Yozgat doğumlu şair; ilk, orta ve lise öğrenimini burada tamamladıktan sonra üniversite için Trabzon'a gitti. Karadeniz Teknik Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünden 2010 yılında mezun olan şair, aynı yıl öğretmen olarak göreve başladı. Üniversite yıllarında senaryolar yazarak başladığı edebi hayatına kısa film yönetmenliği yaparak devam etti. Kısa film dalında "Kâğıt Düşler, Küçük Şeyler, Araf, Dönüş" isimli filmleriyle Türkiye genelinde ödüller aldı, adaylıklar elde etti. Göbeklitepe’nin Taşları isimli öykü kitabı 2020 yılında yayım ...

Orhan Bağcı

Gürül gürül de akıyor BARIŞ PINARI,
Bir yanda da Fırat, nazlı mı nazlı.
Geldi şanlı ordu, gül kokacak bu eller;
Mehmet bastı toprağa, savulun bre gafiller!..

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Mevlam böyle buyurdu, boynumuz kıldan ince;
Utandım ben yiğidim, sen toprağa girince.
Sabahın seheri, ötmüyor bülbül hani nerde?
Ta ezelden yazılmış, bu da varmış kaderde.
Aah civanım! Yaşın otuz beş, adın artık ŞEHİT;
Fakat herkes bilecek, o Gülyaylalı bir yiğit.

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Aldı ele sazı, söylüyor, bak dinle; ozan.
Darda olanın, görür m’ola ocağı kazan?
Ağzımıza bir parmak bal, kovansa Sezar’a;
Latife eder bir de, aç giren biz mezara.
El etek öpe öpe dudak aşındı, yeter.
Taş olsa çatlardı, doymadın olduk biz beter.

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Gurbette garibim, belli her halimden
Memleket hasreti düşmez hiç dilimden
Allah’ım sen büyüksün koru zalimden
Nasıl desem bilmem ki;
Ankara’da nar ağacı misali…

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Arş-ı alâyı da sardı, saracak hep bu ezan sesi;
Yerinmek yok gayrı sevin, diyar-ı küfür tutsun yası.
Az mı bekledik? Şükür! Kalmadı pas gönülde, siline.
Sen ki Ayasofya-i Kebir’sin, bu hep böyle biline.
O dört minare niye dikildi, gafiller süs mü sandılar?
Fethin aslanları ki birer Fatih Sultan Mehmet Han’dılar.

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Suya inat ateş, ateşe inat su
Hazanda renk cümbüşü, orman kuytusu
Sonsuzlukta yağmur ve toprak kokusu
Düş deryasında gemi, bizse yolcusu

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Mevsim ilkbahar ama günlerden hazan;
Böyle uygun görmüş yazımızı yazan;
Sol kulağa kamet, sağ kulağa ezan,
Elif Nisan, Elif Nisan, Elif Nisan...

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Gahdıň gõç eylediň cennete de, bugun, vardıň mı?
Âşığıň da dizlerine acep yüzüň sürdüň mü?
Rastladıň mı o cananı, Leyla'yı da gordüň mü?
İçiň içiň yanardıň da şimdi ň'ola söndüň mü?
Pas dutmuş gonulleriň belli, yok senden haberi;
Para pul bi yana bildiň mi, Garibi: Neşedi ?

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Bir cümle yetti, çıktı aslanlar sefere;
Yurt namus bize, ne bilsin soysuz kefere;
Hiç doymadık doymayız biz Türk'üz zafere;
Selam olsun Ata'ya, o kutlu nefere.

Devamını Oku
Orhan Bağcı

Yârin de yanağındadır benim mezarım,
Elimde kalemim, kendim bilmez yazarım.
Arş-ı âlâyı da sardı, feryadım zarım;
Sevilmeden de sevmek, zor imiş meğer.

Yanan yüreğe de neyler imiş vel bâ’su,

Devamını Oku