Ömür Düzen Şiirleri - Şair Ömür Düzen

Ömür Düzen

Haksızlığa karşı bütün hakkıyla haykıran,
Bir gemi yola çıkıyor esareti kıran.
Nuh’un mu gemisidir şu dalgaları aşan
Nedir deniz ufkundaki bu parıltı, bu şan?
Yaşlısı, genci her millettendir her neferi,
Sanki Barbaros ile bir Osmanlı seferi.

Devamını Oku
Ömür Düzen

“Yok”u var eden bir “Var”lık var gibi
“Var”ı yok eden “Yok”luğun yok dibi
Yok diyorlar “yok”u bulamıyorum
Var diyorum “Var”ı göremiyorum
“Yok” bulunmaz ki “Yok” bir var değildir
“Var” görünmez ki “Var” bir yok gibidir

Devamını Oku
Ömür Düzen

Bin bir kişi var içimde benden gayrı bin bir ses.
Kulağımı tıkasam yankı yapar, her bir nefes.

Ruhum cesedime, kalbin nefsime hep düşman,
Dört odalı handa dörtlü polemik pek yaman.

Devamını Oku
Ömür Düzen

Gök kubbede güneş başlamışken sönmeye,
Cihat ordularının komutanlarını görmeye,
Koşarak gittim yüz bin kitaplı bir müzeye.

Bir karartı kapladı her yanı, katran karası
Kitap düştü raftan açıldı, Müslüman yarası.

Devamını Oku
Ömür Düzen

Gençler aziz gençler ve saygıdeğer gençler
Bugün susan biz olacağız konuşan gerçekler

Bastıramaz bombalar adaletin sesini
Yıldıramaz kurşunlar yaşamak hevesine

Devamını Oku
Ömür Düzen

Belli ki almışız üzerimize büyük laneti
Derinden hissediyoruz bu gece ihaneti
Hem o aldı içimizdeki sevgiyi metaneti
Hem de o alacak bu can denen emaneti

Yatağım bozulunca annem kızarmış

Devamını Oku
Ömür Düzen


Dünden bize kalan tarih ne büyük nimet
Aynı şanla bu canla etmeliyiz hizmet

Mademki bize emanet etmiş toprakta
yatan Yarınkilere bırakacağız yeni bir vatan

Devamını Oku
Ömür Düzen

Gezinirken buralarda ayaklarım pek yorulmuş,
derken dehşetli bir kapı gördüm, açık unutulmuş.
Sorgu etmeden kimseye, daldım hemen içeriye
Ahır kapısıymış açık unutulan, dünya diye.
Çokça gezindim burda kalabalık içinde yalnız
Yalnız kaldı yine akıllılar içinde, ben akılsız(!)

Devamını Oku
Ömür Düzen

Ölüdür orada çocuklar Ahmet’i, Mehmet’i, Salih’i…
işte öyle dehşetli, kasvetli Kudüs’ün tarihi..

Devamını Oku
Ömür Düzen


Ayaktayım ve karşısındayım ne derse çağım,
'Çıkan çiviyi' mısralarımla ben çakacağım.
Kalkana otur, konuşana sus denilen yer,
Mezar olur bana, kalkıp konuşmazsam eğer.
Bilinç yaralı, mantık kapalı, laf yamalı.

Devamını Oku