Giderken sesini bırak bari,
bir dağ yamacına bırakır gibi,
bir çeşme başına,
bir çocuk gülüşüne bırakır gibi.
Yüreğini bırak.
Çünkü sen gidince
şehir değil yalnız,
dağlar da ıssız kalıyor içimde.
Bilsen,
kaç geceyi sabaha bağladım adınla.
Kaç kere karanlığı yokladım
ellerin değmiş midir diye.
Bir çift gelincik vardı,
yarası derin.
Bakınca insanı alıp
uzak memleketlere götüren.
O gözlerin rengini bırak bana
Tekrardan aşık olayım
Ben ki
kurak topraklar gibi çatlamışım hasretinden.
Ben ki
bir başıma kalmışım
rüzgârın önündeki yaprak misali.
Gelirken haber ver.
Ansızın düşme kapıma.
Yüreğim eski bir evdir benim,
birden açılırsa bütün pencereleri,
dağılırım.
İncir ağacında namerdin koynunda
Kışlıklarımı kaldırayım,
içimdeki ayazı süpüreyim.
Şu garip canıma çeki düzen vereyim.
Nisan olsun.
Martılar geçsin göğün kıyısından.
Deniz kokusu gelsin uzaktan.
Gülün kokusu yakışmaz ter kokuma
Ama ağladığımı görme.
Çünkü bazı acılar
ana sütü gibi helâldir insana,
kimseye gösterilmez.
Gelmeden önce haber ver.
Şu sessizliğin pasını sileyim üstümden.
Şu yaralı sol yanımı
biraz olsun sarayım.
Sonra gel.
Dağlar kadar uzaklardan gel.
Bir türkü gibi gel.
Bir bahar sabahı gibi.
Ve bil ki Nilüfer,
Suyu sever …
Kana kana içime, bağrıma seni sarayım
akrepler içinde de kalsam,
çiyanlar arasında da,
ben yine
sana yanarım.
Bir ömür.
Bir ömür daha.
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 12:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
NİLÜFERR




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!