Necdet, hiç sorma
Bu sefer kötü oldu.
Buz dağı içimdeki güneşi söndürdü,
Rüzgar bir dalımı aldı.
Dilsiz kaldım kalabalıklar içinde,
Mefta oldum herkesin gözleri önünde.
Sarı bir halkaydı aşk
Rengiyle dalaşırdı bazen
Acımazdı varken hiçbir yer
Acımazdı bazen
Ruhu kaldırıp cesedi öldürürdü
Güldürürdü bazen
Kalk ordan ve çak taşları birbirine
Hani taşlardan ateşi
Ateşten evleri
Evlerden geceyi süslemişlerdi
O yokluk ve çıplak ayaklar
O soğuk ve yağmur ağaçlar
Savur toprağı medetsiz
Al avuçlarında çiğne
Yok, yok hayli uzakta
Damga vurulmuş çoktan
Kabahat yaptığı
Bir suç işlemiş
Teraziye koydular beni
Ben hafif geldim taş ağır,
Sakladılar beni pazarlarda inci diye
Paramı aldılar sattılar beni
Alan ne için aldı, satan niye,
Duyan ne duydu, susan niye
Her gece bakarım uzağa
Çok şiir yazıldı kalemden kağıda uzaklık hakkında
Ucu iğne kalpten akan bu uzanmalar
Uzaklar uzaklaştılar ve kaldılar bir yerde
Kimine göre sabah kalkıp işe giden
Şairlerin hepsi toplansın
Toplasın bir bir şiirlerini
Bir ağacın gövdesinde oturup
Bir ceviz kabuğuna değil
Bir beyaz, bin beyaz, binlerce beyaz sayfaya
Ve tüm dünyaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!