Hukukun bağrında açıldı yara,
Adalet tahtından indirildi bak.
Vicdan feryat etti, büründü kara,
Milletin kaderi zincirlendi bak.
Mavi gözlü bir devin ayak sesiyle,
Sarsıldı hecenin kurak dağları.
Döküldü basamak basamak dille,
Açtı Türkçe'mizin yeşil bağları.
Selanik’te doğan o mavi gözler,
Saraylı bir soydan toprağa indi.
Alev aldı dilde en saklı sözler,
Fırtına ruhuna bir mühür dindi.
Bahriye bağında gençlik çağları,
Dağların ardında bir ışık söner,
Yollara savrulur sararan yaprak.
Zamanın çarkından payına düşen,
Sessizce yutuyor o kara toprak.
Hangi rüzgâr vurdu, yollar değişti
Gönül bir menzilde, yönler yabancı
Aynalar sırrını yüzüme vurdu
Yarına geç kaldık, dünler yabancı
Gönül kuşu uçtu, gurbete düştü
Gurbet ellerinde sessiz ve garip,
Yükünü bağlamış göçer bir kervan.
Zamanın elinden sabrı koparıp,
Yılları yıllara ekler bu devran.
Ankara yolunda bekledik baştan,
Kurtulduk dün gece kaygıdan taştan.
Korkumuz olmadı borandan kıştan,
Haberler müjdeli geldi barıştan.
Salonda beklerken geçtik o işten,
Bahar seli gibi akar ovaya,
Binbir çiçeklerden özü toplar arı.
Yorulmak bilmeden döner yuvaya,
Petek petek işler sarı balları.
Ah RABİA ne de çok sevmiştim seni,
Bakmadın gözyaşıma çok üzdün beni,
Ne buldun TRUMP da güce mi kandın,
Zalımsın RABİA görmedin seni seveni.
Ah RABİA karşılıksızmış aşkımız,
Van Gölü hırçındır, dalgalar ağlar,
Rojin’in ardından karalar bağlar.
Yüreğe taş bastı o yüce dağlar,
Karanlık gecede soldu fidanım,
Sustu bülbüllerim, acıyor canım.




-
İrfan İlhan
Tüm Yorumlarmahlas ustam çok güzel