Sahne ışığı altında kahkaha,
Yankılanır hüzün dolu sabaha,
Söz ateşten çıkar gider felaha,
Parmaklıklar dar gelir o bedene.
Anlatılan kaldı tozlu yerinde,
Dertlerim boy verdi sardı özümü,
Yoluna sürerim yaşlı gözümü.
Baharda açmadan soldurdun dalı,
Kimse anlamadı, duydun sözümü.
Zaman dediğin şey derin bir akış,
Yusuf Arslan Deniz Gezmiş
Vatan için serden geçmiş
Mahir olmak çok kolaymı
Malı değil canı seçmiş
Gökdelenler sarmış dört bir yanımı,
Fabrika çarkları emer kanımı.
Kurtarmak isterim tatlı canımı,
Dağılsın dumanlar yola düşelim.
Gönül gurbet ele düştü ağladı,
Ayrılık bağrımı yaktı dağladı,
Gelmeyen o yoldan ümit kesilmez,
Vefasız gidişi başım bağladı.
Bülbül figandadır gülün dalında,
Yolum düştü senin o ıssız hanına
Gönlüm sığmaz oldu kendi yanına
Hayranım ben senin o her anına
Aklım bende değil sendeymiş sende
Kocapırım der ki: bağrım deşilir,
Aşk elinden gizli dertler açılır.
Kiprikten yanağa yaşlar saçılır,
Yolda kalan gözler, Elif Elif der.
Seher yeli dost bağına esende,
Toprağa düşerken alın terimiz
Bereket fışkırır coşar yerimiz
Paylaşmak oldukça tek bir derdimiz
Emeğin tadını bilenler gelsin
Toroslar’ın gülü, Ermenek eli,
Sofraya kurulur, batırık canlar.
Savrulur etrafa, feslikan yeli,
Kaşığı vuranlar, lezzeti anlar.
Faşist
İlimizde bugün beklenen bir faşist öldü
Bakmadılar çürükmü ne başına ne dişine
Duyanların kimisi küfür etti kimisi beddua
O kocamış faşistin gelmişine geçmişine




-
İrfan İlhan
Tüm Yorumlarmahlas ustam çok güzel