İki ayrı şehrin yabancıları olduk
Aynı gökyüzüne bakıp yıldızları saydık
Kalplerimiz bir olsa da hep uzak kaldık
İmkansız bir aşktı, sonuna geldik
Sevgi olsa ne yazar saygı olmayınca
Gönderde ayyıldız, göklerde ezan
Hangi millet sen gibi, ölüme koşan
Kükre gel yiğidim, karabulut dağılsın
Başı bozuk küffar önünde eğilsin
Beni soruyosun ya, anlatayım iki cümle; Bir yanım aydınlık diğer yanım gece, ardımda kalan safi ayaz, gelecek yaz gibi görünse de...
Karanlıktım ben yıldız oldun
Geceydim ay oldun
Şafak söktü senle
Mavide süzülen sarı oldun
Aşktım, sevdam oldun
Kimi zaman hoyrat bazen de uslu
Günü gün etsin, saatler sayılı
Sancılı geçer geceler, karanlıklar sisli
Bırak yüreğini aşka, hayat zaten puslu
Sözü bilmeyenin dili döner mi
Yok gözümde değeri dünyanın
Yarısı ben, yarısı sendin dünyanın
Söylesene sızladımı hiç sol yanın
Ötelerken beni sol yarın
Alıştım artık basite indirmene
İyi birileri yanında hep ezmene
Yürüdüm yıldızlı gecelere
Gökyüzünden aldım aşkı
Karanlığın delip geçtiği gecede
Kurşun gibi saplandı alın yazım
Usulca düştü sol yanıma
Seni hayalimde sevdim, yokluğunu hissederken bedenim, yangınlarla özledim;
Söyleyemedim.
Seni düşümde sardım, kokunu hissederek nefesinden öptüm;
Söyleyemedim
Suskunum sana
Ağıtlar dökecek kadar kırgınım
Dağın yamacından inen rüzgar gibi suskunum
Yağmura susamış toprak gibi
Efil efil, özlem özlem suskunum
Sustum;
Günahlarımla, sevaplarımla
Öyle bir sustum ki, sadece toprak duysun
Umursamaz tavırları, hatalarıyla
Susturanların gözü aydın olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!